Uyuşturucu Ticareti Suçu Nedir? (TCK 188)
Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinde düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, bu maddelerin yasa dışı yollarla üretilmesi, ithal ya da ihraç edilmesi, satılması, sevk edilmesi ve nakledilmesi gibi seçimlik hareketlerle işlenir. Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına giren en ciddi tehlike suçlarından biridir. Kanun koyucu, toplum sağlığını ve geleceğini tehdit eden bu fiillere karşı oldukça ağır yaptırımlar öngörmüştür. TCK 188 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Aşağıdaki hâllerde ceza nitelikli hâl olarak artırılır:
- Suçun 18 yaşından küçük çocuklara karşı işlenmesi
- Okul, yurt, hastane gibi toplu bulunulan yerlere 200 metreden yakın mesafede işlenmesi
- Suçun üç veya daha fazla kişiyle birlikte ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
TCK 188. Maddesinin Düzenlemesi
Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçunu düzenler. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti yapan kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu maddede tanımlanan suç için şu durumlar öngörülmüştür:
- 18 yaşından küçükler ve korunmaya muhtaç kişiler: Suçun 18 yaşından küçük çocuklara veya erginlerin hukuki yönden korunmasına muhtaç olan kişilere karşı işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Örgüt, birden fazla kişi, silah ve toplu taşıma aracı: Suçun işlenmesi amacıyla örgüt kurulması, suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi, suçun işlenmesi sırasında ya da sonrasında silah bulundurulması veya suçta kullanılan aracın toplu taşıma aracı olması hâllerinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Sağlık bozukluğu: Suç nedeniyle beden veya ruh sağlığı bozukluğu oluşması hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- HAGB yasağı: Suçu işleyen kişinin cezası birinci fıkrada belirtilen cezanın altında kalsa bile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.
- Etkin pişmanlık: Suçu işleyen kişi, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yargılanmadan önce teslim olursa kanunun belirlediği süre ve koşullarda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunun Unsurları
TCK 188 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçunun oluşması için şu unsurların bulunması gerekir:
- Suçun konusu: Öncelikle bir uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunmalıdır. Kanunda bu şekilde belirtilen maddeler, narkotik etkisi olan maddelerdir. Sentetik uyarıcılar da bu kapsamdadır; uygulamada metamfetamin yıllık kullanım sınırı da sıkça tartışılan konular arasındadır.
- İmal veya ticaret fiili: İmal faaliyeti, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin üretilmesini ifade eder. Ticaret faaliyeti ise madde üzerinde sahiplik, satış, dağıtım, nakliye veya depolama gibi işlemleri kapsar. Ticaret kastının tespitinde en çok sorulan sorulardan biri, hassas terazi yasak mı? sorusudur.
- Kast: Bu suç kasıtlı bir suçtur. Suçu işleyen kişi maddeyi bilerek ve isteyerek kullanır veya ticaretini yapar.
- Suçun gerçekleşmesi: Suç, fiilin işlenmesiyle gerçekleşir. Maddenin üretilmesi veya ticareti gerçekleşmeden suç oluşmaz.
Bu unsurların varlığı hâlinde kişi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçunu işlemiş olur ve TCK 188 uyarınca cezalandırılır.
Uyuşturucu Ticareti Suçunun Cezası
TCK 188'e göre uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun cezaları şöyledir:
| Fiil | Hapis Cezası | Adli Para Cezası |
| Ruhsatsız veya ruhsata aykırı imal, ithal veya ihraç | 20 yıldan 30 yıla kadar | 2.000 günden 20.000 güne kadar |
| Ülke içinde satma, satışa arz etme, başkasına verme, sevk etme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme, bulundurma | 10 yıldan az olmamak üzere | 1.000 günden 20.000 güne kadar |
| Maddenin çocuğa verilmesi veya satılması | 15 yıldan az olmamak üzere | 1.000 günden 20.000 güne kadar |
| Uyuşturucu üretiminde kullanılan, ithal veya imali izne bağlı maddeyle ilgili fiiller | 8 yıldan az olmamak üzere | 1.000 günden 20.000 güne kadar |
Maddede ayrıca şu düzenlemeler yer alır:
- Yurt dışında çekilen cezanın mahsubu: İhraç fiilinin diğer ülke açısından ithal sayılması nedeniyle o ülkede verilen cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de ihraç nedeniyle verilecek cezadan mahsup edilir.
- Maddenin türü ve suçun işlendiği yer: Yukarıdaki fıkralarda belirtilen maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması ya da üçüncü fıkradaki fiillerin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislerin sınırlarına iki yüz metreden yakın umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Birlikte veya örgütlü işleme: Suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır.
- Reçeteye veya izne bağlı maddeler: Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabibin düzenlediği reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı etki doğuran maddeler için de aynı hükümler uygulanır. Ancak verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Uygulamada sıkça karşılaşılan Lyrica Yargıtay Kararı da bu hüküm kapsamında değerlendirilir.
- Sağlık meslek mensupları: Suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticaretiyle uğraşan kişi tarafından işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkasına veren, nakleden, depolayan veya bulunduran kişi için on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörür. Maddenin verildiği veya satıldığı kişinin çocuk olması hâlinde hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Cezayı Artıran Haller
TCK 188'de düzenlenen uyuşturucu madde ticareti suçu için aşağıdaki durumlar nitelikli hâl olarak kabul edilir:
| Nitelikli Hâl | Cezadaki Artış |
| Maddenin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması | Yarı oranında |
| Suçun okul, yurt, hastane, kışla, ibadethane gibi yerlerin sınırlarına 200 metreden yakın umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi | Yarı oranında |
| Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi | Yarı oranında |
| Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi | Bir kat |
| Suçun tabip, eczacı, hemşire gibi sağlık meslek mensupları veya ecza ticaretiyle uğraşan kişilerce işlenmesi | Yarı oranında |
Suçun cezası, işlenen fiilin niteliğine ve yukarıdaki koşullara göre belirlenir. Suçun işlenmesi hâlinde 5 ila 15 yıl arasında hapis cezası verilir. Yukarıdaki koşullardan bir veya birkaçının bulunması durumunda ise ceza yarı oranında ya da bir kat artırılabilir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Ceza İndirimi
TCK 188, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretimi veya ticareti suçunu düzenler ve bu suçu işleyen fail bu madde hükümleri uyarınca cezalandırılır. Ancak suça konu madde, üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabibin düzenlediği reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı etki doğuran bir maddeyse verilecek ceza yarı oranında azaltılabilir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunun Para Cezasına Çevrilmesi
Adli para cezası, mahkemenin failin devlet hazinesine belirli bir miktar para ödemesine karar vermesidir. Tek başına ya da hapis cezasıyla birlikte uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ise yalnızca kısa süreli hapis cezalarında mümkündür:
- Hükmedilen cezanın 1 yıl veya daha az süreli bir hapis cezası olması gerekir.
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu için kanun hem hapis cezası hem adli para cezası öngörmüştür.
Dolayısıyla bu suç için hükmedilecek hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Zamanaşımı
Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda dava zamanaşımı süresi 20 yıldır. Bu süre boyunca fail hakkında her zaman kamu davası açılabilir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının amacı kişiyi ıslah etmektir. HAGB şu şekilde işler:
- İki yıl veya daha az süreli hapis cezalarında hâkim, kişiye belirli bir denetim süresi verir.
- Fail bu süre içinde kurallara uygun davranırsa verilen hüküm hiçbir sonuç doğurmadan ortadan kalkar ve adli sicil kaydında da görünmez.
Uyuşturucu madde ticareti suçunda hükmedilen hapis cezası 2 yıl ve daha üstünde olduğundan HAGB kararı verilmesi mümkün değildir. Ancak hükmedilen ceza 2 yıl ve altında kalırsa fail hakkında HAGB kararı verilebilir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık
Etkin pişmanlık, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen ve failin hiç ceza almamasına ya da aldığı cezada indirim yapılmasına yol açan bir düzenlemedir. Fail, mağdura verdiği zarardan pişmanlık duyarak bu zararı gidermeye yönelik hareket ederse etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Bu düzenleme her suç tipinde uygulanmaz; yalnızca kanunda özel hüküm bulunan suçlar için geçerlidir.
TCK 192, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında etkin pişmanlık hükümlerini içerir. Bu hükme göre suça iştirak eden kişi, resmi makamlar haberdar olmadan önce diğer suç ortaklarını ya da maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri ilgili mercilere bildirirse ve verdiği bilgi suç ortaklarının yakalanmasına veya maddenin ele geçirilmesine yardımcı olursa, hakkında cezai işlem uygulanmaz. Bu hükümlerin uygulanma şartları Yargıtay kararlarına da yansımıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/73 sayılı kararı bu konuda örnek gösterilebilir.
Uyuşturucu davalarında etkin pişmanlık hükümleri (TCK 192), failin resmi makamlar durumu öğrenmeden önce suç ortaklarını ele vermesi veya maddelerin saklandığı yerleri bildirmesi hâlinde cezasızlık ya da ciddi ceza indirimi nedeni olarak karşımıza çıkar. Ağır ceza yargılamalarında soruşturma aşamasındaki ilk 24 saatlik ifade süreci ve doğru hukuki savunma stratejisi, davanın kaderini ve tahliye kararlarını doğrudan etkiler. Gözaltı, tutuklama istemi ve ağır ceza mahkemelerindeki hak kayıplarının önüne geçmek için İstanbul ağır ceza avukatı kadromuzla 7/24 iletişime geçebilirsiniz.
TCK 192/1 Kapsamında Etkin Pişmanlığın Şartları
TCK 192'nin 1. fıkrasındaki etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Fail, 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır.
- Haber verme bizzat fail tarafından yapılmalıdır.
- Haber verme resmi makamlara yapılmalıdır. 5271 sayılı CMK'nın 158. maddesinde gösterilen, suç hakkında soruşturma yapmaya yetkili adli ve idari merciler, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, savcılıklar, emniyet ve jandarma teşkilatı, suçları savcılıklara iletmekle yükümlü vali ve kaymakamlıklar, elçilikler ve konsolosluklar resmi makam sayılır.
- Bildirim veya bilgi, suçun resmi makamlarca haber alınmasından önce verilmelidir.
- Fail, diğer suç ortaklarını ya da maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri bildirmelidir.
- Verilen bilgiler, suç ortaklarının yakalanmasını ya da maddenin ele geçirilmesini sağlamalıdır.
Etkin pişmanlık şartlarının yorumunda şu iki noktaya dikkat edilir:
- "Suç ortakları" kavramı geniş yorumlanır. Yalnızca TCK'nın 37, 38 ve 39. maddeleri anlamında suça iştirak edenler değil, failin uyuşturucu madde satın aldığı, kabul ettiği, sattığı veya verdiği kişiler gibi suçla bağlantılı diğer kişiler de bu kavrama girer.
- İki bildirimden biri yeterlidir. Failin etkin pişmanlıktan yararlanması için hem suç ortaklarını hem de maddenin saklandığı veya imal edildiği yeri bildirmesi gerekmez. Maddedeki "ve" bağlacı "veya" olarak anlaşılmalıdır. Öğreti ve Yargıtay'ın yerleşik kabulü de bu yöndedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/73 Sayılı Kararı
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imalinin, ticaretinin ve kullanımının, genel sağlığı bozmanın ötesinde kullanıcısının sağlığını, kişiliğini, toplumsal ilişkilerini tahrip etmesi, genel ahlakı etkilemesi, şiddet içeren birçok suçun kaynağı ve öncüsü, yarattığı ulusal ve uluslararası pazar ağları nedeniyle zorunlu ve öncelikle mücadele edilmesi gerektiren tehlike suçlarından olması ile bu suçların önlenmesi ve ortaya çıkartılmasındaki zorlukları da gözeten kanun koyucu, söz konusu suçlarla daha iyi mücadele edilebilmesi ve daha fazla başarı sağlanabilmesi amacıyla, suç ortaklarını ele veren veya suçun delillerinin ele geçirilmesini sağlayan faili ödüllendirmiştir. Bu kapsamda, gerek "cezasızlık" nedeni gerekse "cezadan indirim" sebebi olarak TCK'nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, daha fazla bir zararı önleyebilmek için daha az bir zarara katlanılması şeklinde ortaya çıkan, bu suçlarla mücadele edilmesi sırasında karşılaşılan zorlukları aşmaya yönelik bir tercihtir.
Kararda TCK 192'nin fıkraları şu şekilde özetlenmiştir:
| Fıkra | Kimi Kapsar | Sonuç |
| 192/1 | İmal ve ticaret suçlarına iştirak eden kişi; diğer suç ortaklarını veya maddenin saklandığı ya da imal edildiği yerleri merciine haber verirse | Cezasızlık |
| 192/2 | Kullanmak için madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi; maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini haber verirse veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa | Cezasızlık |
| 192/3 | Kullanmak için bulundurma ya da imal veya ticaret suçlarını işleyen kişi; kendi suçunun veya başkalarının suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım ederse (1. ve 2. fıkralardan yalnızca zaman bakımından ayrılır) | Cezadan indirim |
Kullanmak için madde bulundurma, TCK 191'de ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Ayrıntılar için uyuşturucu kullanma bulundurma suçu ve cezası sayfamıza bakabilirsiniz. Bu kapsamda en çok merak edilen konulardan biri ilk defa uyuşturucu yakalatınca ne olur sicile işler mi? sorusudur. Başkasının kullanımı için yer, donanım veya malzeme sağlamak ise TCK 190'daki uyuşturucu madde suçu kapsamında değerlendirilir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Şikâyet Süresi
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu şikâyete bağlı bir suç değildir. Soruşturma savcılık tarafından resen yürütülür. Bu nedenle şikâyet değil ihbar yapılır ve ihbar herhangi bir süreyle sınırlı değildir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Şikâyetten Vazgeçme
Suç şikâyete bağlı olmadığından şikâyetten vazgeçme, açılan davanın düşmesine veya daha az bir cezaya hükmedilmesine yol açmaz. Suçun işlendiği savcılık tarafından herhangi bir şekilde öğrenildiğinde resen, yani kendiliğinden soruşturma başlatılmalıdır.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Uzlaşma
Uzlaşma, fail ile mağdur arasında bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurularak uyuşmazlığın giderilmesi yoludur ve şikâyetten vazgeçmeyle aynı şey değildir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, uzlaşma kapsamındaki suçlardan biri değildir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Teşebbüs
Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa eylemi teşebbüs aşamasında kalmış olur. Bu durumda kişiye tamamlanmış suça göre daha az bir ceza verilir.
Uyuşturucu madde ticareti suçunda teşebbüs şu durumlarda oluşur:
- Failin amaçladığı eyleme uygun araçlarla başlaması, ancak kendi kontrolü dışındaki sebeplerle eylemi tamamlayamaması
- Eylemin tamamlanmış olmasına rağmen istenmeyen sonuçların oluşması
Uyuşturucu Ticareti Suçunda İştirak
Suça iştirak, bir suç işleme kararının icrası sırasında birden fazla kişinin fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlemesidir. Bu suç için iştirakin her türü mümkündür.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Görevli Mahkeme
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda yargılama yapmakla görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Usul Kuralları Özeti
| Konu | Durum |
| Şikâyete bağlı mı? | Hayır, savcılık resen soruşturur |
| Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür mü? | Hayır |
| Uzlaşma kapsamında mı? | Hayır |
| Hapis cezası paraya çevrilir mi? | Hayır |
| HAGB verilebilir mi? | Ceza 2 yıl ve altında kalmadıkça hayır |
| Dava zamanaşımı | 20 yıl |
| Görevli mahkeme | Ağır Ceza Mahkemesi |
Sık Sorulan Sorular
Uyuşturucu Madde Cezası Kaç Yıl?
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu için işleniş şekline göre en az 8 yıl hapis cezası öngörülmüştür. Şartların gerçekleşmesi durumunda bu ceza indirilebilir veya artırılabilir.
Uyuşturucu Madde Cezası Paraya Çevrilir mi?
Hayır. Bu suç için hükmedilecek hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
Uyuşturucu Madde Ticareti Şikâyete Bağlı mı?
Hayır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu şikâyete bağlı değildir; soruşturma savcılık tarafından resen yürütülür.
Uyuşturucu Ticaretine Hangi Mahkeme Bakar?
Bu suçta yargılama yapmakla görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir.
Uyuşturucu Ticareti Suçu Yargıtay Kararları
Uyuşturucu davalarında mahkûmiyet ancak her türlü şüpheden uzak delillerle kurulabilir. Bu nedenle uyuşturucu davasında WhatsApp Telegram konuşmaları, uyuşturucu suçlarında teknik takip ve telefon dinlemesi tape kayıtları ve gizli soruşturmacı ve güven alıcının uyuşturucu davalarındaki beyanları gibi delillerin hukuka uygunluğu davanın sonucunu doğrudan etkiler. Uyuşturucu soruşturmalarında yeni delil kuralları da bu değerlendirmede önem taşır. Aşağıdaki kararlar, delil yetersizliğinin sonuca etkisini göstermektedir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 15.03.2018, 2016/2494 E. - 2018/2658 K.
Dosya içeriğine göre; 06.10.2015 günü "Alaşehir İlçesi … İlköğretim Okulu köşesinde kırmızı renkli şarzlı motorsiklet ile bekleyen … isimli şahısın üzerinde çok miktarda uyuşturucu hap bulunduğu" yönünde alınan ihbar üzerine kolluk görevlilerinin belirtilen yerde yaptıkları araştırma esnasında, bahse konu … İlköğretim Okulu yanında bulunan bulvar üzerinde motorsiklet ile seyir halinde olduğu görülen sanığın durdurulduğu ve yapılan üst aramasında 42 adet uyuşturucu hap ve net 0,162 gram esrar ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın 06.10.2015 tarihli olayda bahse konu okula 200 metre mesafe içerisinde motorsikleti ile seyir halinde iken iradesi dışında durdurulduğu, sanığın söz konusu yerde uyuşturucu maddeyi satma, satışa arzetme, başkalarına verme, üzerindeki uyuşturucu maddelerle orada durma ve bekleme gibi bir hareketinin kanıtlanamadığı ve 15.10.2015 tarihli olayda ise, diğer sanık …'in suçuna iştirak ettiğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı dikkate alınarak, TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinde belirtilen yerlerin yakınında TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrası kapsamında iradeli bir eyleminin tespit edilmediği gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 188. maddesinin (4). fıkrasının (b) bendi gereğince artırım yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, re'sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, 15.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 2017/4395 K.
Her ne kadar sanık, arkadaşı olan tanık Hüseyin'e para talep etmeden iki fişek esrar verdiğini beyan etmiş ise de; sanıktan ya da sanığın uyuşturucu madde sattığı iddia edilen Hüseyin'den uyuşturucu madde ele geçirilmemiş, uyuşturucu kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmemiş olması nedeniyle sanığın sattığı iddia edilen maddenin miktarı veya TCK'nın 188. maddesi kapsamında uyuşturucu madde özelliği taşıyıp taşımadığının teknik olarak belirlenememiş olması karşısında; soyut ikrar dışında, atılı suçu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 24.01.2019, 2017/472 E. - 2019/57 K.
… İnceleme dışı sanık …..'in suç konusu esrarın kendisine ait olduğunu, sanık … ile bir ilgisi olmadığını beyan etmesi, tanık…..'in soruşturma evresindeki ifadesinde sanık ve inceleme dışı sanıktan uyuşturucu madde satın aldığını belirtmesine rağmen, kovuşturma evresinde bu beyanından dönüp kullandığı uyuşturucu maddeyi sanık ve inceleme dışı sanıktan satın almadığını ve Ankara'dan getirdiğini söylemesi, suç konusu uyuşturucu maddeler ile sanığın ilgisini gösterir dosya kapsamı itibarıyla herhangi bir delilin bulunmaması, sanığın başlangıçtan itibaren değişmeyen istikrarlı ifadelerinde suç konusu esrarların kendisine ait olmadığını, inceleme dışı sanık …..'in esrar kullandığını, kullandığı bu esrarı evlerinin bahçesine ektiği kenevirlerden elde ettiğini, kendisinin ise söz konusu uyuşturucu madde ile bir ilgisinin bulunmadığını savunması karşısında, üzerinde uyuşturucu madde ele geçmeyen, birlikte ikamet ettikleri evin damında abisi inceleme dışı sanık …..'in kullandığı yatağın ucundaki yastığın altında ele geçirilen esrar ile ilgisi olduğuna ya da adı geçenin suçuna iştirak ettiğine ilişkin tanık…..'in sonradan döndüğü soruşturma evresindeki soyut beyanı dışında delil bulunmayan sanığın, savunmasının aksine, atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.