Etiketler

Hakkımızda

Avukat Mehmet Genç

İstanbul Barosu'na kayıtlı olan Avukat Mehmet Genç, mezun olduğu tarihten bu yana avukatlık mesleğini aralıksız olarak sürdürmektedir. İstanbul Barosu bünyesinde kurduğu avukatlık bürosuyla Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Bilişim Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk alanında avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Devamını Oku
Hileli veya Taksirli İflas Suçu ve Cezası

Hileli veya Taksirli İflas Suçu Nedir? (TCK 161)

İflas, kişinin pasifinin aktifinden daha çok olması dolayısıyla borçlarını ödemekte güçlüğe düşerek ticari hayatına devam edemeyecek hale gelmesi halinde verilen mahkeme kararı ile  bu kişinin yasal durumunun aldığı haldir.

Taksirli iflas suçu bir tacirin tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet vermesidir. Türk Ceza Kanununa göre her tacir yaptığı ticarete ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle mükelleftir. 

Hileli iflas ise Türk Ceza Kanununun 161. Maddesinde ye alır. Buna göre failin malvarlığında eksilmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunarak iflasın meydana gelmesine sebebiyet oluşturması suç olarak düzenlenmiştir. 

Hileli veya Taksirli İflas Suçunun Unsurları

Hileli iflasın varlığı için; 

  • Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunması, 
  • Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi, 
  • Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi, 
  • Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi, gerekir.

Hileli iflas suçunda özel kast aranır. Kişinin malvarlığını eksiltme saiki olmalıdır. Bunun yanı sıra tacir hakkında mutlaka iflas kararı verilmiş olmalıdır. Hileli iflas suçunun oluşabilmesi için mutlaka ticari faaliyette bulunan ve iflasa tabii bir borçlu olması gerekir. 

Taksirli iflas suçu nedeniyle failin cezalandırılması için ise Ticaret Mahkemesi tarafından verilen iflas kararının kesinleşmesi şarttır. 

Hileli veya Taksirli İflas Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanununun 162. Maddesinde düzenlenen taksirli iflas suçunun cezası kanuna göre:

  • Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hileli iflas suçunun cezası ise:

  • Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hileli veya Taksirli İflas Suçunun Para Cezasına Çevrilmesi

Adli para cezası, mahkeme tarafından, failin bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Adli para cezasına çevirme yalnızca kısa süreli hapis cezalarında uygulama alanı bulabilecektir. Hükmedilen hapis cezasının para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın 1 yıl veya daha altında bir hapis cezası olması gereklidir. Bunun yanında belirtilmelidir ki adli para cezası tek başına veyahut hapis cezası ile birlikte uygulanan bir yaptırım türüdür. Taksirli iflas suçu sebebiyle hükmolunan hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Fakat, hileli iflas suçu yargılamasında faile etkin pişmanlık hükümleri sebebiyle bir indirim uygulanmadığı sürece ceza miktarı nedeniyle hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün olmaz.

Hileli veya Taksirli İflas Suçu Zamanaşımı

Hileli iflas ve taksirli iflas suçları şikâyete bağlı suçlar arasında sayılmamaktadır. Bu sebeple şikâyet zamanaşımı süresi mevcut değildir. Soruşturma savcılık tarafından resen yapılır.  Suçlar şikâyete bağlı olmadığından dolayı şikâyet değil ihbar olunabilir. Bu ihbar her zaman yapılabilir.

Hileli İflas suçu için dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Taksirli iflas suçunun zamanaşımı süresi ise 8 yıldır. 

Hileli veya Taksirli İflas Suçu Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının (HAGB) amacı kişileri ıslah etmektir. İki yıl veya altında olan hapis cezalarının varlığı halinde kişilere belirli bir denetim süresi verilir. Bu süre içerisinde failin kurallara uygun hareket etmesi sonucunda verilen hüküm hiçbir sonuç doğurmayarak ortadan kalkar ve adli sicil kaydında da görülmez.

Taksirli iflas suçu için HAGB kararı verilmesi mümkündür. Fakat, hileli iflas suçu yargılamasında faile etkin pişmanlık hükümleri sebebiyle bir indirim uygulanmadığı sürece ceza miktarı nedeniyle HAGB uygulaması mümkün olmaz.

Hileli veya Taksirli İflas Suçunda Ceza İndirimi

  • Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, 
  • Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, 
  • Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

Ayrıca bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

Bunun yanı sıra Türk Ceza Kanununun genel hükümler kısmında öngörülen haller cezada indirimi sağlayabilir. Örneğin Türk Ceza Kanununun 43. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmi beş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.

Hileli veya Taksirli İflas Suçunda Cezayı Artıran Haller

Hileli iflas veya taksiri iflas suçunun TCK’da düzenlenen herhangi bir ağırlaştırma nedeni olan nitelikli hali bulunmamaktadır.

Hileli veya Taksirli İflas Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen ve failin hiç ceza almamasına ya da aldığı cezada indirim yapılmasına yol açan düzenlemedir. Buna göre fail mağdura karşı yaratmış olduğu zarardan pişmanlık duyarak zararı gidermeye yönelik hareket ederse bu durumda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilecektir. Etkin pişmanlık her suç tipinde uygulanabilen bir düzenleme değildir. Yalnızca düzenleme bulunan suç tipleri için uygulanabilir. Hileli iflas veya taksiri iflas suçu bakımından etkin pişmanlık hükümleri TCK 168. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre:

  • Hileli iflâs ve taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
  • Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
  • Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir. 
  • Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. 
  • Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.

Hileli veya Taksirli İflas Suçu Şikayet Süresi

Hileli iflas ve taksirli iflas suçları şikâyete bağlı bir suçlar değildir. Dolayısıyla soruşturması savcılık tarafından resen yani kendiliğinden yapılır. Şikâyete bağlı olmayan bir suç olmasından ötürü şikâyet değil ihbar yapılır. İhbar ise bir süre ile sınırlı değildir.

Hileli veya Taksirli İflas Suçunda Şikayeten Vazgeçme

Bu suçlar şikâyete bağlı suçlardan değildir. Şikâyetten vazgeçme açılan davanın düşmesine veya verilen cezadan daha az bir cezaya hükmedilmesine yol açmaz. Suçun işlendiği savcılık tarafından herhangi bir şekilde öğrenildiğinde resen yani kendiliğinden soruşturma başlatılmalıdır.

Hileli veya Taksirli İflas Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma fail ile mağdur arasında bir uzlaşmacı aracılığı ile iletişim kurulması sağlanarak uyuşmazlığın giderilmesi yoludur.  Şikâyetten vazgeçme değildir. Hileli veya taksirli iflas suçları, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir. 

Hileli veya Taksirli İflas Suçunda Teşebbüs

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise faaliyeti teşebbüs aşamasında kalmış olur. 

Taksirli suçlara teşebbüs mümkün olmadığından taksirli iflas suçuna teşebbüs mümkün değildir.

Hileli iflas suçunda ise fail, hileli iflas suçunu oluşturan davranışlardan birisini yapmaya başladıktan sonra iradesi dışında suçunu tamamlayamazsa suç teşebbüs aşamasında kalmış olur.

Hileli veya Taksirli İflas Suçunda İştirak

Suça iştirak, bir suç işleme kararının icrası esnasında birden fazla kişi ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesidir.

Hileli iflas ve taksirli iflas suçları iştirak kuralları bakımından bir özellik göstermemektedir. Dolayısı ile bu suçla ilgili olarak iştirake ilişkin genel hükümler uygulanacaktır.  Bu noktada, Türk Ceza Kanununun 37, 38 ve 39. maddelerinde düzenlenen iştirak hükümlerinin bu suç bakımından uygulanması mümkündür.

Hileli veya Taksirli İflas Suçunda Görevli Mahkeme

Hileli iflas suçunda yargılama yapmaya görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. Taksirli iflas suçunda yargılama yapmaya görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemesidir.

Hileli ve Taksirli İflas Suçu Sık Sorulan Sorular

Hileli ve Taksirli İflas Suçu Nedir?

Hileli iflas suçu, bir şirketin veya bir kişinin kasten iflasını ilan etmesi veya iflasını geciktirmesi ve bu süre içinde alacaklılarını zarara uğratmasıdır. Taksirli iflas suçu ise bir kişinin kusuru veya dikkatsizliği sonucu iflasını ilan etmesi veya iflasını geciktirmesidir.

Hileli ve Taksirli İflas Suçları Hangi Durumlarda İşlenir?

Hileli iflas suçu, şirket yöneticilerinin bilerek iflas ettikleri durumlar veya alacaklıların zararına bilinçli bir şekilde hareket eden kişiler tarafından işlenebilir. Taksirli iflas suçu ise bir kişinin dikkatsizliği veya kusuru sonucu gerçekleşebilir.

Hileli ve Taksirli İflas Suçunun Cezası?

  • Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hileli iflas suçunun cezası ise:

  • Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Taksirli İflas Suçu Hangi Durumlarda İşlenir?

Taksirli iflas suçu, bir kişinin iflasını ilan etmek veya iflasını geciktirmek için gerekli adımları atmadığı veya dikkatsizce hareket ettiği durumlarda işlenir. Örneğin, bir işletmenin yöneticisi, borçlarını ödeme konusunda yeterince çaba sarfetmemişse veya iflas başvurusunu yapmışsa, ancak belirli bir süre içinde alacaklılarına ödeme yapamayacaklarını önceden bilmişse taksirli iflas suçu işlemiş olabilir.

Hileli ve Taksirli İflas Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar : 2016/9973

Müflis şüpheli şirketin tasfiye işlemlerine ait …. İcra Dairesinin 2015/16 sayılı dosya içeriğinin onaylı örneklerinin veya asıllarının dosya içine alınması, dosya arasında bulunduğu belirtilen bilirkişi raporunun incelenmesi, müştekinin iddiaları doğrultusunda şüpheli şirkete ait ticari defterler ile bunların dayanağını oluşturan muhasebe kayıtları, banka hesapları, çek hesapları, borç ilişkilerini tevsik eden sözleşmeler, faturalar, makbuzlar, sevk irsaliyeleri ile varsa elektronik kayıtların temin edilerek, dosyanın ticaret, icra ve iflas ve ceza hukuku alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile TCK’nın 161 ve 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmak suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme yapılmak suretiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddi hukuka aykırı olup bu karara yönelik kanun yararına bozma talebinin kabulüne ve kararın bozulmasına karar verilmiştir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar : 2016/9973)

Yargıtay 15.Ceza Dairesi - Karar : 2016/5775

Sanığın …………… Ltd şirketinin müdürü olduğu ve şirketin ……. Asliye Hukuk mahkemesinin 27/02/2008 tarih ve 2008/22 nolu kararı ile iflasına karar verildiği, iflas idaresince sanığa, katılan şirket adına rehinli olan ……… plakalı ve …… plakalı araçların teslimi konusunda 23/01/2009 tarihinde muhtıra gönderildiği, sanık tarafından bu muhtıranın 30/01/2009 tarihinde tebellüğ edildiği ancak söz konusu araçların iflas idaresine teslim edilmediği, ve iflas kararından sonra Cilvegözü sınır kapısından Suriye’ye kaçırıldıklarının iddia edildiği olayda; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 15.Ceza Dairesi - Karar : 2016/5775)



 

Şimdi ara