Diğer Makaleler

Hakkımızda

Avukat Mehmet Genç

İstanbul Barosu'na kayıtlı olan Avukat Mehmet Genç, mezun olduğu tarihten bu yana avukatlık mesleğini aralıksız olarak sürdürmektedir. İstanbul Barosu bünyesinde kurduğu avukatlık bürosuyla Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Bilişim Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk alanında avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Devamını Oku
Nişanın Bozulması Halinde Takılar ve Hediyelerin İadesi Davası

Hukuki Dayanak

Nişanlılık, evlilik vaadiyle kurulan bir hukuki ilişkidir ve bu ilişkinin sona ermesi beraberinde birtakım mali sonuçlar doğurur. Türk Medeni Kanunu, nişanın bozulması durumunda tarafların birbirine verdikleri hediyelerin ve ziynet eşyalarının akıbetini belirli kurallara bağlamıştır.

Türk Medeni Kanunu'na göre nişanın sona ermesiyle birlikte tarafların birbirlerine nişanlanma dolayısıyla verdikleri hediyelerin iadesi zorunludur. Hukuk sistemimiz nişan hediyelerini basit bir bağışlamadan ayırarak, bu durumu özel bir iade durumuna tabi tutmuştur.

Türk Medeni Kanunu'ndaki Yeri

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 122. maddesi, nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona erdiğinde, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesini emreder. İlgili Kanun maddesi şu şekildedir:

TMK m. 122/1: Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.

Sebepsiz Zenginleşme Temeli

Nişanın bozulması halinde açılan iade davasının temelinde sebepsiz zenginleşme prensibi yatar. Nişanlanma ile verilen hediyeler, evlilik birliğinin kurulacağı beklentisi ve amacıyla verilir. Evlilik gerçekleşmediğinde, bu hediyelerin karşı tarafta kalması için geçerli olan hukuki sebep ortadan kalkmış olur. Bu nedenle, nişanlılık sona erdiğinde geri verilmeyen eşyalar, hukuki dayanağı olmayan bir malvarlığı artışı olarak kabul edilir ve iadesi gerekir.

İade Kapsamı

Her hediye iade kapsamında değildir. Kanun koyucu, günlük kullanımda olan ve ekonomik değeri düşük olan eşyaları bu sürecin dışında tutarak iade yükümlülüğünü belirli sınırlar içerisine çekmiştir.

Ziynet – Para – Eşya Ayrımı

İade davasının asıl konusunu ziynet eşyaları oluşturur. Ziynet eşyası, altın, gümüş, pırlanta gibi değerli maden veya taşlardan üretilen, takı olarak kullanılan süs eşyalarıdır. Altın takılar, bilezikler, takı setleri ve pırlanta yüzükler, mutad dışı hediye kapsamında değerlendirilir ve iadesi zorunludur. Fakat örneğin yemek ücreti, çiçek gibi kullanmakla tükenen ve cüzi, alışılmış hediyeler iade kapsamında değildir. Dolayısıyla geri istenemezler. Ayrıca belirtmek gerekir ki, hediyenin alışılmış olup olmadığı, tarafların mali durumuna ve yerel adetlere göre belirlenir.

Aileye Verilen Hediyeler

Nişan sürecinde ailelerin de birbirine hediye vermesi yaygın bir gelenektir. Türk Medeni Kanunu m. 122 uyarınca, sadece nişanlıların birbirine verdikleri değil, ana-babanın veya ana-baba gibi hareket eden yakınların diğer nişanlıya verdiği alışılmış dışı hediyeler de iade kapsamına girer.

Kusur Değerlendirmesi

Nişanlanmanın hangi tarafın kusuruyla sona erdiği tazminat taleplerinde göz önünde bulundurulur fakat hediyelerin iadesi kapsamında kusurun hangi tarafa ait olduğunun belirleyici bir yanı yoktur. Kusursuz taraf da iade kapsamına giren eşyaları/hediyeleri geri vermekle ile yükümlüdür. Aynı zamanda kusurlu olan taraf da iadeyi talep etme hakkına sahiptir.

Ağır Kusur – Haklı Neden

Hediyelerin iadesi için nişanı bozan tarafın kusurlu olup olmaması iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Hediyeler kusurdan bağımsız olarak iade edilmelidir; çünkü nişanlılık evlilikle sonuçlanmamıştır. Ancak, nişanın bozulmasında haklı bir nedeni olan tarafın, karşı taraftan tazminat talep etme hakkı saklıdır. Yani kusur unsuru tazminat bahsinde uygulama alanı bulur.

"Maddi ve Manevi Tazminat Nedir?" başlıklı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Kınanacak Davranışlar

Nişanlılık süresince sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmak gibi ve bunlara benzer davranışlarda bulunarak nişanın bozulmasına neden olan taraf kusuru sebebiyle daha önce de bahsettiğimiz gibi talep edilirse tazminata hükmedilebilir.

Delil ve İspat

Dava sürecinde iddia edilen eşyaların gerçekten verilip verilmediği gibi unsurların ispatı gerekir.

Fotoğraf – Fiş – Tanık

Nişan törenine ait fotoğraflar ve video kayıtları, takılan ziynet eşyaların tespiti açısından en güçlü delillerdir. Kuyumcu fişleri veya kredi kartı ekstreleri de eşyanın değerini ve varlığını kanıtlar. Ayrıca, nişan törenine katılan davetlilerin tanık beyanları, hangi takının kime takıldığı ve takıların merasim sonunda kimde toplandığı konusunda mahkeme için takdiri delil niteliği taşır.

Banka Hareketleri

Banka ve hesap hareketleri de ziynet eşyalarının alımını veya nakdi yardımları kanıtlamada güçlü birer delil niteliğindedir.

Dava Süreci

Görev ve Yetki Kuralları

Nişanlılıktan doğan iade ve tazminat davalarında görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Zamanaşımı Süreleri

Davayı açabilme hakkı belirli sürelere tabi tutulmuştur. Bu tür davalarda zamanaşımı süresi nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren 1 yıldır.

Şimdi ara