Diğer Makaleler

Hakkımızda

Avukat Mehmet Genç

İstanbul Barosu'na kayıtlı olan Avukat Mehmet Genç, mezun olduğu tarihten bu yana avukatlık mesleğini aralıksız olarak sürdürmektedir. İstanbul Barosu bünyesinde kurduğu avukatlık bürosuyla Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Bilişim Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk alanında avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Devamını Oku
Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Giren Davalar (2026)

Zorunlu Arabuluculuğun Türleri

Zorunlu arabuluculuk, belirli uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı haline getiren bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Türk hukukunda özellikle yargının iş yükünü azaltmak ve tarafların daha hızlı çözüme ulaşmasını sağlamak amacıyla kapsamı giderek genişletilmektedir.

Bir diğer makalemiz olan "Arabuluculuk Nedir?" başlıklı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

İş, Ticari ve Tüketici Uyuşmazlıkları

2026 itibarıyla zorunlu arabuluculuk kapsamında yer alan başlıca uyuşmazlık türleri şunlardır:

  • İş uyuşmazlıkları: İşçi veya işveren alacakları (kıdem, ihbar, fazla mesai, ücret vb.) ile işe iade talepleri zorunlu arabuluculuğa tabidir. Ancak iş kazası ve meslek hastalığından doğan talepler kapsam dışındadır.
  • Ticari uyuşmazlıklar: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalar (alacak, tazminat, itirazın iptali gibi) dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını gerektirir.
  • Tüketici uyuşmazlıkları: Tüketici işlemlerinden kaynaklanan ve 2026 yılı için belirlenen parasal sınırlar dâhilinde kalan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır. Ancak tüketici hakem heyeti görev alanına giren (parasal sınırın altında kalan) uyuşmazlıklar bu kapsamda değerlendirilmez.

Dava Şartı – İhtiyari Arabuluculuk Ayrımı

Zorunlu arabuluculuk, dava şartı niteliğindedir. Yani arabulucuya başvurulmadan açılan dava, mahkeme tarafından usulden reddedilir. Buna karşılık ihtiyari arabuluculuk, tarafların kanunen zorunlu olmamasına rağmen kendi iradeleriyle arabulucuya başvurdukları durumları ifade eder. Aile hukuku, komşuluk hukuku veya bazı tazminat uyuşmazlıklarında bu yol sıklıkla tercih edilmektedir.

2026 Kapsam Güncellemeleri

Zorunlu arabuluculuk uygulaması, yargı reformları ve mevzuat değişiklikleri doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla güncelliğini korumaktadır.

Yeni Dâhil Olan ve Kapsam Dışı Kalan Alanlar

2026 yılında da ticari uyuşmazlıklarda parasal nitelik vurgusu esas alınmaya devam edilmekte, yalnızca eda (para alacağı) içeren talepler zorunlu arabuluculuk kapsamında tutulmaktadır. Buna karşılık:

  • Kişilik haklarına ilişkin talepler
  • Tapu iptali ve tescil davaları
  • Ayni hakka ilişkin uyuşmazlıklar zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında kalmaya devam etmektedir.

Parasal Sınır – Konu Sınırlaması

Zorunlu arabuluculuk bakımından esas olan, uyuşmazlığın konusunun para veya para ile ölçülebilir bir edim olmasıdır. Parasal sınırdan ziyade uyuşmazlığın niteliği belirleyici olmakla birlikte, tüketici uyuşmazlıklarında 2026 yılı yeniden değerleme oranlarıyla güncellenen hakem heyeti–mahkeme ayrımı önemini korumaktadır.

Başvuru ve Süre Yönetimi

Zorunlu arabuluculuk uygulamasında süreler ve başvuru usulü, tarafların hak kaybına uğramaması açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle dava açma süresiyle bağlantılı uyuşmazlıklarda, arabuluculuk sürecinin doğru yönetilmemesi telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.

Başvuru Yeri – Yetki ve e-Devlet

Başvurular, karşı tarafın yerleşim yeri veya uyuşmazlığın doğduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. 2026 itibarıyla başvurular:

  • Adliyeler aracılığıyla
  • E-Devlet sistemi üzerinden
  • Fiziki başvuru yoluyla gerçekleştirilebilmektedir.

Süreler, Uzatma ve Hak Düşümü

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır. Zorunlu hâllerde bu süre 1 hafta uzatılabilir. Arabuluculuk sürecine başvurulmasıyla birlikte zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur, son tutanağın düzenlenmesinden itibaren yeniden işlemeye başlar.

İstisnalar ve Kapsam Dışı Haller

Her uyuşmazlık zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Kanun koyucu, bazı alanları açıkça kapsam dışında bırakmıştır.

İş Kazası – Meslek Hastalığı – Aile Hukuku

Aşağıdaki uyuşmazlıklar zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir:

  • İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi-manevi tazminat davaları
  • Aile hukukuna ilişkin davalar (boşanma, velayet, nafaka gibi)
  • Soybağı ve şahsın hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar Bu alanlarda taraflar ancak ihtiyari arabuluculuk yoluna gidebilir.

Tespit – İtiraz – Geçici Hukuki Koruma

  • Tespit davaları
  • İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri
  • İcra hukukuna özgü bazı itirazlar zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.

Anlaşma Metni ve İlâm Niteliği

Arabuluculuk sürecinin sonunda tarafların anlaşmaya varması hâlinde düzenlenen belge, hukuki sonuçları bakımından büyük önem taşır.

Şekil Şartları – İcra Kabiliyeti

Taraflar ve arabulucu tarafından imzalanan anlaşma tutanağı, mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması hâlinde ilâm niteliğinde belge sayılır. Bu sayede anlaşma, doğrudan icra takibine konu edilebilir.

Kamu Düzeni – Emredici Hüküm Kontrolü

Anlaşma içeriği, kamu düzenine ve emredici hukuk kurallarına aykırı olamaz. Aksi hâlde icra edilebilirlik şerhi verilmez ve anlaşma geçerlilik kazanmaz.

Ücret, Masraf ve Başarı Oranları

Zorunlu arabuluculukta maliyet unsurları, tarafların en çok merak ettiği konuların başında gelir.

Ücret Tarifesi – Taraflarca Ödeme

Arabuluculuk ücretleri, 2026 yılı Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir. Anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatlik ücret devlet tarafından karşılanır. Anlaşma sağlanırsa ücret, kural olarak taraflarca eşit şekilde ödenir (aksi kararlaştırılmadıkça).

Anlaşma/Anlaşmama Tutanağı Sonuçları

  • Anlaşma sağlanması: Uyuşmazlık sona erer, dava açılamaz.
  • Anlaşma sağlanamaması: Arabuluculuk son tutanağı ile birlikte dava açılabilir.

Uygulamada özellikle iş ve ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk yüksek başarı oranlarına sahiptir ve taraflar açısından zaman ve maliyet avantajı sağlar.

Şimdi ara