Zorunlu arabuluculuk, belirli uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı haline getiren bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Türk hukukunda özellikle yargının iş yükünü azaltmak ve tarafların daha hızlı çözüme ulaşmasını sağlamak amacıyla kapsamı giderek genişletilmektedir.
Bir diğer makalemiz olan "Arabuluculuk Nedir?" başlıklı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.
2026 itibarıyla zorunlu arabuluculuk kapsamında yer alan başlıca uyuşmazlık türleri şunlardır:
Zorunlu arabuluculuk, dava şartı niteliğindedir. Yani arabulucuya başvurulmadan açılan dava, mahkeme tarafından usulden reddedilir. Buna karşılık ihtiyari arabuluculuk, tarafların kanunen zorunlu olmamasına rağmen kendi iradeleriyle arabulucuya başvurdukları durumları ifade eder. Aile hukuku, komşuluk hukuku veya bazı tazminat uyuşmazlıklarında bu yol sıklıkla tercih edilmektedir.
Zorunlu arabuluculuk uygulaması, yargı reformları ve mevzuat değişiklikleri doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla güncelliğini korumaktadır.
2026 yılında da ticari uyuşmazlıklarda parasal nitelik vurgusu esas alınmaya devam edilmekte, yalnızca eda (para alacağı) içeren talepler zorunlu arabuluculuk kapsamında tutulmaktadır. Buna karşılık:
Zorunlu arabuluculuk bakımından esas olan, uyuşmazlığın konusunun para veya para ile ölçülebilir bir edim olmasıdır. Parasal sınırdan ziyade uyuşmazlığın niteliği belirleyici olmakla birlikte, tüketici uyuşmazlıklarında 2026 yılı yeniden değerleme oranlarıyla güncellenen hakem heyeti–mahkeme ayrımı önemini korumaktadır.
Zorunlu arabuluculuk uygulamasında süreler ve başvuru usulü, tarafların hak kaybına uğramaması açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle dava açma süresiyle bağlantılı uyuşmazlıklarda, arabuluculuk sürecinin doğru yönetilmemesi telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Başvurular, karşı tarafın yerleşim yeri veya uyuşmazlığın doğduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. 2026 itibarıyla başvurular:
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır. Zorunlu hâllerde bu süre 1 hafta uzatılabilir. Arabuluculuk sürecine başvurulmasıyla birlikte zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur, son tutanağın düzenlenmesinden itibaren yeniden işlemeye başlar.
Her uyuşmazlık zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Kanun koyucu, bazı alanları açıkça kapsam dışında bırakmıştır.
Aşağıdaki uyuşmazlıklar zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir:
Arabuluculuk sürecinin sonunda tarafların anlaşmaya varması hâlinde düzenlenen belge, hukuki sonuçları bakımından büyük önem taşır.
Taraflar ve arabulucu tarafından imzalanan anlaşma tutanağı, mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması hâlinde ilâm niteliğinde belge sayılır. Bu sayede anlaşma, doğrudan icra takibine konu edilebilir.
Anlaşma içeriği, kamu düzenine ve emredici hukuk kurallarına aykırı olamaz. Aksi hâlde icra edilebilirlik şerhi verilmez ve anlaşma geçerlilik kazanmaz.
Zorunlu arabuluculukta maliyet unsurları, tarafların en çok merak ettiği konuların başında gelir.
Arabuluculuk ücretleri, 2026 yılı Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir. Anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatlik ücret devlet tarafından karşılanır. Anlaşma sağlanırsa ücret, kural olarak taraflarca eşit şekilde ödenir (aksi kararlaştırılmadıkça).
Uygulamada özellikle iş ve ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk yüksek başarı oranlarına sahiptir ve taraflar açısından zaman ve maliyet avantajı sağlar.