Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen merkezi sınavlar, adayların akademik ve mesleki kariyerleri üzerinde çok büyük öneme sahiptir. Sınav sorularının hatalı olması, sınav güvenliğinin zedelenmesi veya usulsüzlük iddiaları gibi nedenlerle sınavın veya belirli soruların iptali gündeme gelebilmektedir. Sınav iptali, idarenin tesis ettiği bir işlemin hukuka aykırılık nedeniyle ortadan kaldırılmasını ifade eder. ÖSYM sınavlarında iptal kararı, bizzat kurum tarafından verilebileceği gibi idari yargı mercileri tarafından da verilebilir. İptal süreci, sınavın güvenilirliğini sarsan somut bir hukuka aykırılık üzerine inşa edilir ve bu durum tüm adayların hukuki durumunu doğrudan etkiler.
Sınavın tamamının iptal edilmesi, sınav güvenliğinin toplu bir şekilde ihlal edildiği veya soruların önceden sızdırıldığı durumlarda uygulanır. Bu durumda sınavın tekrarı zorunlu hale gelir. Kısmi iptal ise sadece belirli soruların veya sınavın sadece bir oturumunun geçersiz sayılmasıdır. Soruların hatalı olduğu tespit edilirse, 6114 sayılı Kanun uyarınca hatalı sorular iptal edilerek puanlama diğer sorular üzerinden yeniden yapılır.
İptal kararı sonrasında adayların yaşadığı mağduriyetin tespiti, hukuki sürecin devamı için esastır. Puanların düşmesi, yerleşme hakkının kaybedilmesi veya sınavın yenilenmesi nedeniyle oluşan zaman kaybı temel mağduriyet durumlarıdır. Mağduriyetin belirlenmesinde adayın sınav sonuç belgesi, yerleştirme verileri ve iptal kararının adayın sıralaması üzerindeki somut etkisi baz alınır.
ÖSYM sınav soru ve sonuçlarına karşı yapılacak itirazlar mevzuatta belirlenen sıkı şekil şartlarına tabidir.
Bu kapsamda, sınav sorularına veya soru kitapçığına ilişkin somut bir hatanın bildirilmesi için öngörülen itiraz süresi, sınav tarihinden itibaren 3 iş günü iken; sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından puan hesaplaması veya maddi hata iddiaları için tanınan süre genellikle sonuç ilanından itibaren 10 takvim günü olarak uygulanmaktadır. Hazırlanacak itiraz dilekçesi rastgele iddialar yerine mutlaka bilimsel verilere, akademik kaynaklara ve adayın kimlik/sınav bilgilerine dayandırılmalı, süresi geçtikten sonra yapılan başvuruların idarece doğrudan reddedileceği gerçeği unutulmamalıdır.
İtiraz başvurusu sırasında ÖSYM tarafından belirlenen itiraz ücretinin yatırılması zorunludur. Eğer itiraz haklı bulunur ve idari bir hata tespit edilirse, yatırılan bu ücretlerin iadesi talep edilebilir. Sınavın genel olarak iptali durumunda ise adaylardan yeni sınav için ek bir ücret talep edilmemesi gerekir.
İdari itirazlardan sonuç alınamaması durumunda, yargı yolu devreye girer. Sınavlara ilişkin uyuşmazlıklar İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca “ivedi yargılama usulü" kapsamında değerlendirildiği için dava açma süreleri genel idari davalara göre daha kısadır ve bu süre işlemin tebliğini veya ilanını izleyen günden itibaren 10 gündür. Görevli mahkeme idare mahkemeleridir.
Sınav sorularının veya sınavın kendisinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan davalar iptal davası kategorisindedir ve bu davalarda mahkeme işlemi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır. Ancak idarenin sınav sürecindeki hizmet kusuru (soru sızması, yanlış puanlama, hatalı soru vb.) nedeniyle adayın yaşadığı ekonomik kayıplar veya manevi çöküntü için tam yargı davası açılmalıdır.
Merkezi sınavlarda yerleştirme takvimi çok hızlı işlediği için davanın başında yürütmeyi durdurma talebinde bulunmak hayati önem taşır. İYUK madde 27 uyarınca, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda mahkeme bu kararı verir.
İYUK m. 27/2: Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir.

İdari yargılamada mahkemenin hakimi kendiliğinden araştırma yapmakla görevli olsa da davacının iddialarını somut delillerle desteklemesi davanın seyrini değiştirir. Özellikle sınav güvenliğine ilişkin uyuşmazlıklarda delillerin niteliği büyük önem taşır.
Bir sızıntı iddiası delil olarak sunulurken; soruların sınavdan önce paylaşıldığına dair dijital veriler, sosyal medya kayıtları veya bilirkişi raporları kullanılabilir. Soruların benzerlik analizi ve istatistiksel sapmalar, usulsüzlüğün tespiti için mahkemelerce kabul gören kanıtlardır.
Sınav salonlarındaki kamera kayıtları ve sınav görevlileri tarafından tutulan tutanaklar en güçlü deliller arasındadır. Adayın kural ihlali yapmadığı veya sınav düzeninin bozulduğu bu kayıtlar aracılığıyla ispatlanabilir.
Mahkeme kararı veya idari karar sonucu bir sorunun iptal edilmesi, tüm adayların puanlarının yeniden hesaplanmasını zorunlu kılar.
İptal edilen soruların puanlaması, 6114 sayılı Kanun'un ilgili maddesine göre yapılır. Bir sorunun hatalı olduğunun tespiti halinde, söz konusu soru değerlendirme dışı bırakılarak kalan sorular üzerinden puanlama yeniden yapılır.
Sınav iptali veya puan değişimi, adayların tercih ve yerleşme haklarını doğrudan etkiler. Hatalı puanlama nedeniyle bir programa yerleşemeyen aday, yargı kararı sonrası puanı yetiyorsa "ek yerleştirme" veya "yargı kararıyla yerleşme" hakkına sahip olur. Halihazırda yerleşmiş olan adayların ise kazanılmış haklarının korunması ilkesi, hukuki durumun karmaşıklığına göre mahkemece değerlendirilir.
Benzer mağduriyeti yaşayan adayların bir araya gelerek benzer gerekçelerle dava açmaları, yargı makamları üzerinde hukuki bir kamuoyu oluşmasını sağlayabilir.
ÖSYM sınavlarına yönelik daha önce verilmiş olan Danıştay veya bölge idare mahkemesi kararlarının takibi, dava dilekçesinin hukuki temelini sağlamlaştırır. Özellikle benzer soru tiplerinin iptaline yönelik geçmiş kararlar, güncel davalarda yol gösterici nitelikte olup mahkemeye sunulacak en güçlü referanslardır.