Diğer Makaleler

Hakkımızda

Avukat Mehmet Genç

İstanbul Barosu'na kayıtlı olan Avukat Mehmet Genç, mezun olduğu tarihten bu yana avukatlık mesleğini aralıksız olarak sürdürmektedir. İstanbul Barosu bünyesinde kurduğu avukatlık bürosuyla Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Bilişim Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk alanında avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Devamını Oku
Tedbir Nafakası ve İştirak Nafakası Arasındaki Farklar Nelerdir?

Tanımlar ve Amaç

Boşanma süreci ve sonrasında tarafların ve çocukların ekonomik açıdan varlıklarını sürdürebilmeleri hukukumuzda çeşitli nafaka türleri bulunmaktadır.

Bu nafaka türleri arasında en çok karıştırılan ve uygulama alanı bulan iki temel kavram, tedbir nafakası ve iştirak nafakasıdır.  Bu yazımızda tedbir nafakası ve iştirak nafakası arasındaki farklardan bahsedeceğiz.

Nafaka, temel olarak yoksulluğa düşecek olan tarafın veya bakıma muhtaç olan çocukların yaşam standartlarını korumayı amaçlar. Hukukumuzda nafaka, sadece bir tarafın diğerine yaptığı bir ödeme değil, aynı zamanda sosyal adaletin ve aile birliği hukukunun bir gereğidir.

Tedbir Nafakası (Dava Süresince)

Tedbir nafakası, boşanma davası açıldığı andan itibaren mahkeme tarafından davanın devamı süresince hükmedilen geçici bir koruma önlemidir.

Tedbir nafakasının temel amacı, davanın sonuçlanmasına kadar geçecek sürede taraflardan birinin veya çocukların barınma, geçim ve bakım ihtiyaçlarının karşılanamamasının önüne geçmektir. Hakimin bu nafakaya hükmetmesi için tarafların kusurlu olup olmamasına bakılmaz çünkü amaç nafaka veren tarafı cezalandırmak değildir. Amaç, dava sürerken ekonomik dengeyi korumaktır.

İştirak Nafakası (Çocuk İçin)

İştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır.

Tedbir nafakasından temel farkı, iştirak nafakasının sadece çocuklar için söz konusu olması ve boşanma kararı kesinleştikten sonra yürürlüğe girmesidir.

Türk Medeni Kanunu (TMK) ilgili maddeleri uyarınca ana ve baba, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gereken giderleri karşılamakla yükümlüdür.

TMK m. 327/1: Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. 

TMK m. 328: Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.

Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.

Hesaplama Kriterleri

Nafaka miktarlarının belirlenmesinde mahkemeler, somut veriler ışığında hareket ederler. Hesaplama aşamasında tarafların sosyal ve ekonomik durumları detaylıca incelenir.

Gelir – İhtiyaç – Yaşam Standardı

Nafaka miktarının belirlenmesinde en önemli aşama gelir tespiti sürecidir. Mahkeme; tarafların maaşları, üzerine kayıtlı gayrimenkulleri, kira gelirleri, harcamaları gibi kriterleri dikkate alır. Sadece beyan edilen gelir değil, tarafların gerçek yaşam standartları da sorgulanır.

Enflasyon ve Artırım Davaları

Hükmedilen nafaka miktarları, zaman içerisinde ekonomik koşulların değişmesi ve yüksek enflasyon nedeniyle yetersiz kalabilir. Bu durumlarda, nafaka alacaklısı tarafından nafaka artırımı davası açılabilir.

Delil ve İspat

Beyan – Harcama Listesi

Gelir tespiti yapılırken beraberinde sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılır. Bir taraf, karşı tarafın gelirini gizlediğini iddia ediyorsa bu iddiasını; banka kayıtları, kredi kartı ekstreleri, SGK dökümleri ve iş yeri kayıtları ile delil olarak mahkemeye sunabilir.

Okul/Sağlık Giderleri

Özellikle çocuklar için talep edilen nafakalarda, çocuğun özel ihtiyaçları ispat yükünün merkezinde yer alır. Okul masrafları, servis ücretleri, kurs giderleri ve kronik bir rahatsızlık varsa sağlık harcamaları mahkemeye sunulmalıdır. İştirak nafakasının miktarını belirlerken bu belgeler, çocuğun yaşam kalitesinin düşmemesi gerektiğini kanıtlayan en güçlü unsurlardır. Mahkeme, çocuğun alışık olduğu eğitim ve sosyal çevrenin korunmasını öncelikli tutar.

Geçici–Kesin Hükümler

Boşanma davası devam ederken verilen kararlar ile davanın bitiminde verilen kararların hukuki nitelikleri farklıdır. Detaylara aşağıdaki başlıklarda değineceğiz.

Geçici Önlemden Kesin Nafakaya

Boşanma davası açıldığında hakim, talebe gerek kalmaksızın re’sen geçici önlem olarak tedbir nafakasına hükmedebilir. Bu karar bir ara karardır. Dava sonuçlanıp boşanma kararı verildiğinde, bu geçici nitelikteki tedbir nafakası, eş için yoksulluk nafakasına, çocuk için ise iştirak nafakasına dönüşür. Eğer dava reddedilirse, tedbir nafakası kural olarak kararın kesinleşmesiyle birlikte sona erer.

Geriye Etkili Kararlar

Mahkeme, daha önce de bahsettiğimiz gibi, davanın sonuçlanmasını beklemeden, dava tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde tedbir nafakasına hükmedebilir. Bu durumda, davanın başında ödenmeyen aylar birikmiş nafaka alacağı olarak kaydedilir. Yani karar davanın 10. ayında verilmiş olsa bile, mahkeme bu nafakanın dava tarihinden itibaren başlamasına hükmetmişse, geriye dönük 10 aylık nafaka borcu doğmuş olur.

İcra ve Yaptırımlar

Nafaka borcu, diğer adi alacaklardan farklı olarak hukukumuzda imtiyazlı bir konumdadır. Nafaka borcunun ödenmemesi durumunda başvurulacak yollar hem mali hem de cezai yaptırımları bünyesinde barındırır.

Nafaka Ödenmezse Tazyik Hapsi

Nafaka borçlusu, icra takibine rağmen nafaka borcunu ödememekte direnirse, alacaklı tarafın şikayeti üzerine tazyik hapsi ile karşı karşıya kalabilir. İcra ve İflas Kanunu uyarınca, nafaka borcunu ödemeyen kişi hakkında üç aya kadar tazyik hapsi kararı verilebilir. Bu hapis cezası, borcun ödenmesi durumunda derhal sona erer. Ancak bu yaptırımın uygulanabilmesi için nafaka kararının verilmiş olması veya tedbir nafakasının usulüne uygun şekilde icraya konulmuş olması gerekir.

“Tazyik Hapsi Nedir?” başlıklı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

İcra Takip Yolları

Nafaka alacağının tahsili için icra yoluna başvurulabilir. Borçlunun maaşına haciz konulması, nafaka alacaklarında birinci sırada yer alır; yani borçlunun maaşında başka hacizler olsa bile nafaka alacağı öncelikli olarak tahsil edilir. Ayrıca borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına, banka hesaplarına haciz uygulanabilir. Emekli maaşları normal şartlarda haczedilemezken, nafaka borçları bu kuralın istisnasını oluşturur ve emekli maaşından kesinti yapılabilir.

Değişiklik Davaları

Hayatın olağan akışı içerisinde tarafların ekonomik durumları her zaman sabit kalmaz. İş kaybı, yeniden evlenme veya ciddi bir gelir artışı gibi durumlar, mevcut nafaka miktarının adaletsiz hale gelmesine neden olabilir. Bu gibi değişimler karşısında hukuk, nafaka hükmünün yenilenmesine imkân tanır.

Gelir Değişimi – İşsizlik – Evlilik

Nafaka yükümlüsünün işsiz kalması veya gelirinin ciddi oranda azalması durumunda nafakanın indirilmesi veya kaldırılması talep edilebilir. Diğer yandan, nafaka alan eşin yeniden evlenmesi durumunda nafaka kendiliğinden sona erer. Ancak iştirak nafakası çocuğun ergin olmasına kadar devam ettiği için anne veya babanın evlenmesi bu nafakayı doğrudan sona erdirmez, sadece tarafların değişen ihtiyaçları doğrultusunda miktarda güncelleme yapılabilir.

İndirme/Artırma Koşulları

Nafaka miktarlarında değişiklik yapılabilmesi için beklenmedik ve olağanüstü bir durumun veya koşullarda esaslı bir değişimin meydana gelmesi şarttır. Böyle durumlarda hakim, her iki tarafın güncel sosyal ve ekonomik durumunu yeniden değerlendirerek hakkaniyete uygun bir karar verir.

Konu ile ilgili dikkatinizi çekebilecek makalelerimize aşağıda yer verdik. İlgili makaleye ulaşabilmek için başlığın üzerine tıklayabilirsiniz.

Şimdi ara