Etiketler

Hakkımızda

Avukat Mehmet Genç

İstanbul Barosu'na kayıtlı olan Avukat Mehmet Genç, mezun olduğu tarihten bu yana avukatlık mesleğini aralıksız olarak sürdürmektedir. İstanbul Barosu bünyesinde kurduğu avukatlık bürosuyla Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Bilişim Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk alanında avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Devamını Oku
Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu ve Cezası

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu Nedir? (TCK 133)

Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu düzenlenmiştir. Suçla korunan hukuki değer düşünce özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ve iletişimin dokunulmazlığıdır. Suçun oluşumu için kişiler arasında gerçekleşen konuşmaların dinlenilmesi veya kayda alınması gerekir. Kayıt alınmasıyla kastedilen gizli kamera ya da ses kayıt cihazı gibi teknik bir cihaz kullanılarak kaydedilmesidir. Bu esnada mağdurun rızasının bulunmaması önemli bir unsurdur. Suçun faili konuşmayan katılmayan üçüncü bir kişidir. Suçun düzenlendiği maddenin ikinci fıkrasında “aleni olmayan bir söyleşiyi rıza ve izin almadan kayda almaktan” bahsedilmektedir.  Burada fail söyleşinin dinleyicisi ya da konuşmacısı olabilir. Bu fıkrada suçun unsuru aleni olmayan bir söyleşinin konuşmacıların rızası olmadan kaydederek yayınlanmasıdır. Maddenin kinci fıkrasında aleni olmayan söyleşiyi kayda almak suçun oluşumu için yeterli iken birinci fıkrada suçun oluşması için failin konuşanlardan biri olmaması gerekir. Düzenlemede 3 farklı suç tipi bulunur. Bunlar:

  • Kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları taraflardan birinin rızası olmadan bir aletle dinleme veya bir cihazla kaydetme
  • Kendisinin de katıldığı ve aleni olmayan bir söyleşiyi diğer katılanların izni olmadan cihazla kaydetme
  • Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa etme

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu düzenlenmiştir. Buna göre suçun cezası:

  • Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 
  • Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunda Ceza İndirimi

Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunda etkin pişmanlık gibi cezada indirim halleri öngörülmemiştir. Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümler kısmında cezada indirim sebebi olarak sayılan hallerin varlığı halinde ilgili hükümler bu suç için de uygulama alanı bulabilecektir.

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunda Cezayı Artıran Haller

Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun:

  • Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, 
  • Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, 

İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu Zamanaşımı

Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaktadır. Bu sebeple failin veya fiilin öğrenilmesinden sonra 6 ay içinde şikâyet edilmelidir.

Suçun dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır. 8 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı zamanaşımına uğrayacaktır.

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu Şikâyet Süresi

Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaktadır. Bu sebeple failin veya fiilin öğrenilmesinden sonra 6 ay içinde şikâyet edilmelidir.

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunda Şikâyetten Vazgeçme

Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu şikâyete bağlı suçlar arasında bulunmasından kaynaklı olarak mağdurun şikâyetten vazgeçmesi ile dava düşecektir. Şikâyetten vazgeçme şikâyete bağlı suçlarda, soruşturmayı sona erdirir ve eğer kovuşturma aşamasına geçilerek ceza davası açılmışsa davanın düşmesine yol açan bir işlemdir. Kişi şikâyetinden vazgeçtikten sonra tekrar aynı sebeple şikâyette bulunamayacaktır. 

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunun Para Cezasına Çevrilmesi

Adli para cezası, mahkeme tarafından, failin bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Adli para cezasına çevirme yalnızca kısa süreli hapis cezalarında uygulama alanı bulabilecektir. Hükmedilen hapis cezasının para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın 1 yıl veya daha altında bir hapis cezası olması gereklidir. Türk Ceza Kanunu'nun 133. Maddesinde yer alan suçların, bazı fıkralarının ceza miktarı, bazı fıkraların ise adli para cezasının seçimlik ceza olarak düzenlenmiş olması sebebiyle hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez.

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının (HAGB) amacı kişileri ıslah etmektir. İki yıl veya altında olan hapis cezalarının varlığı halinde kişilere belirli bir denetim süresi verilir. Bu süre içerisinde failin kurallara uygun hareket etmesi sonucunda verilen hüküm hiçbir sonuç doğurmayarak ortadan kalkar ve adli sicil kaydında da görülmez.

Koşulların gerçekleşmesi halinde konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu hakkında HAGB kararı verilmesi mümkündür.

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen ve failin hiç ceza almamasına ya da aldığı cezada indirim yapılmasına yol açan düzenlemedir. Buna göre fail mağdura karşı yaratmış olduğu zarardan pişmanlık duyarak zararı gidermeye yönelik hareket ederse bu durumda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilecektir. Etkin pişmanlık her suç tipinde uygulanabilen bir düzenleme değildir. Yalnızca düzenleme bulunan suç tipleri için uygulanabilir.

Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu açısından etkin pişmanlık hükmü düzenlenmemiştir. 

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma fail ile mağdur arasında bir uzlaşmacı aracılığı ile iletişim kurulması sağlanarak uyuşmazlığın giderilmesi yoludur.  Şikâyetten vazgeçme değildir. Uzlaşma kapsamında olan suçlar kanunda sayılmıştır. Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu uzlaştırma kapsamında olan suçlardandır.

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunda İştirak

Türk Ceza Kanununun 133. Maddesinde düzenlenen konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun 1. Fıkrasında bulunan Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydetme suçunun faili konuşmanın tarafı olmayan üçüncü bir kişidir. Konuşmanın taraflarından herhangi biri bu suçun faili olamaz. Burada kanunun genel hükümlerine göre iştirakin her türü mümkün olur.

Maddenin 2. Fıkrasında ise suçun faili yalnızca söyleşiye katılanlardan birisi olabilmektedir. Bu haliyle suçun ikinci fıkrasında düzenlenen hali bir özgü suçtur. Suçun bu haline söyleşiye katılanlar haricindeki üçüncü kişilerin azmettiren ya da yardım eden sıfatıyla katılmaları mümkündür.

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunda Görevli Mahkeme

Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yargılamasını yapmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

Yargıtay 12. Ceza dairesi – 2014/17251 karar

Fiilen de beraber oldukları dönemde, resmi nikahlı eşi katılanın sadakatinden kuşkulanan ve kendisini aldattığını düşünen sanığın, birlikte yaşadıkları evin mutfağına ses kayıt cihazı yerleştirerek katılanın bir kişiyle telefonda yaptığı konuşmalara dair seslerini kaydedip, bu kayıtları katılanın kendisini aldattığını söyleyerek müşterek arkadaşları N. ve D.’a dinletmesi, bilahare bu kayıtları açılan boşanma davasında mahkemeye delil olarak sunması biçiminde gelişen olayda; sanığın, kendisini aldattığı düşüncesiyle boşanma aşamasına geldiği katılan hakkında açacağı boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacıyla ses kayıt cihazı ile kayıt yaptığı, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği, buna göre, ses kayıtları TCK’nın 133/1. maddesindeki suç işlenerek elde edilen bilgi niteliğinde kabul edilemeyeceği gibi iki kişi arasında gerçekleşebilecek olan konuşmada, konuşan tarafların, aralarında geçen sözleri kaydetmesi, TCK’nın 133/1. maddesi kapsamında suç olarak tanımlanmamış olup, TCK’nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından; katılana ait ses kayıtlarını müşterek arkadaşlarına dinleterek ifşa eden sanık hakkında, TCK’nın 134/2. maddesi uyarınca özel hayata ilişkin sesleri ifşa suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekir (Yargıtay 12. Ceza dairesi – 2014/17251 karar).

Yargıtay 12. Ceza Dairesi – 2014/3723 karar

En az üç veya daha fazla kişinin, yüz yüze gerçekleştirdikleri, aleni olmayan, söze dayalı düşünce aktarımlarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, bir aletle kaydedilmesi TCK 133/2. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu olarak düzenlenmiştir. Söyleşiden farklı olarak, iki kişi arasında da gerçekleşebilecek olan konuşmada, konuşan tarafların, aralarında geçen sözleri kaydetmesi, TCK’nun kapsamında suç olarak tanımlanmamış olup, koşulları bulunduğu takdirde eylemin 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – 2014/3723 karar).

Yargıtay 12. Ceza Dairesi – 2014/12706 karar

Kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, özel hayata ait bilgileri okuma, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntüleri dinleme, izleme ya da kaydetme, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemeyeceğinden kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu da oluşmamıştır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – 2014/12706 karar).

Yargıtay 12. Ceza Dairesi – 2014/10205 karar

Sanığın özel bir bankanın genel müdürlüğü bünyesinde inşaat proje sorumlusu, müştekinin ise aynı birimde inşaat birim müdürü olarak çalıştığı, sanığın, müştekinin kendisi hakkında performans değerlendirmesi için odasında müdür yardımcısı E.’ın da katılımıyla yaptığı aleni olmayan toplantıda konuşulanları, diğerlerinin rızası olmaksızın cep telefonu ile kayda alarak toplantıda müştekinin kendisine hakaret ettiği iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığında şikayetçi olması şeklinde gelişen olayda; performans değerlendirme toplantısında kendisine hakaret içerikli sözler söylenmesi nedeniyle sanığın üzerindeki cep telefonu ile gizlice kayıt yaptığı, eylemi başka türlü ispat etmesinin mümkün olmadığı yönündeki savunması ile bu savunmayı doğrulayan bilirkişi raporuna göre, sanığın başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken toplantıda kendisine yönelik hakaret içerikli konuşmayı kayda aldığı, sanığın eyleminin hukuka aykırı olmadığı, bu nedenle sanığın kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun oluşmadığı kabul edilmelidir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – 2014/10205 karar).



Şimdi ara