Etiketler

Hakkımızda

Avukat Mehmet Genç

İstanbul Barosu'na kayıtlı olan Avukat Mehmet Genç, mezun olduğu tarihten bu yana avukatlık mesleğini aralıksız olarak sürdürmektedir. İstanbul Barosu bünyesinde kurduğu avukatlık bürosuyla Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Bilişim Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk alanında avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Devamını Oku
İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu ve Cezası

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu Nedir? (TCK 297)

İnfaz kurumları veya tutukevleri, toplumdan izole edilmiş mahkumların veya tutukluların cezalarını çektikleri yerlerdir. Bu kurumlarda güvenliği sağlamak ve düzeni korumak önemli bir husustur. Bu nedenle, infaz kurumlarına veya tutukevindeki yasak eşyaların sokulması veya bulundurulması ciddi bir suç olarak kabul edilmektedir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesinde yer alan hükümler, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçunu düzenlemektedir. Bu suç, iki farklı şekilde işlenebilmektedir. İlki, infaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokmaktır. İkincisi ise, infaz kurumunda veya tutukevinde silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı bulundurmaktır.

Bu suçu işleyen kişiler, Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesine göre cezalandırılırlar. Suçun işlenmesi durumunda, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır. Ancak, suçun konusunu oluşturan eşyanın temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç teşkil ediyorsa, ceza miktarı fikri içtima hükümlerine göre yarı oranında artırılır.

Yasak eşya sokmak suçuyla ilgili olarak, Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesinin ikinci fıkrasında da belirli durumlar ve cezalar açıklanmıştır. Bu hükme göre, infaz kurumlarına veya tutukevine firarı kolaylaştırıcı araç ve malzemeler, saldırı ve savunma araçları, yangın çıkarmaya yarayan malzemeler, alkol içeren içecekler, kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeler, yeşil reçeteye tabi ilaçlar, yasaklanmış yayınlar, suç örgütlerini temsil eden malzemeler ve örgütsel haberleşme araçları, ses ve görüntü kaydetme cihazları gibi eşyaların infaz kurumuna veya tutukevine sokulması veya bulundurulması suç sayılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda belirtilen eşyaları infaz kurumuna veya tutukevine sokan, bulunduran veya kullanan kişiler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ancak, bu eşyaların kurum idaresince incelenmek üzere alındığı veya yetkili makamlarca izin verildiği durumlar hariç tutulur.

Ayrıca, hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından bu suçun işlenmesi durumunda, ceza miktarı bir kat artırılır. Bu önlem, infaz kurumlarında veya tutukevlerinde görev yapan personelin suçun işlenmesine karşı daha duyarlı olmasını sağlamak amacıyla alınmıştır.

Son olarak, suça katılan hükümlü veya tutukluların, suçun konusunu oluşturan eşyayı kimden ve nasıl elde ettikleri konusunda bilgi vermesi durumunda, ceza miktarı yarı oranında indirilir.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunun Unsurları

Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesi, infaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişileri cezalandıran bir hüküm içermektedir. Bu suçun unsurları şu şekildedir:

İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokmak veya bulundurmak suçunun maddi unsuru oluşturur. Suçun hukuki konusu, bu yasaklı eşyalar olarak belirlenmiştir. Yasak eşyalar arasında silahlar, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ve elektronik haberleşme araçları yer almaktadır.

İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak veya bulundurmak için iki seçenekli hareketler öngörülmüştür. Birincisi, yasak eşyayı infaz kurumuna veya tutukevine sokmaktır. İkincisi ise yasak eşyayı infaz kurumunda veya tutukevinde bulundurmaktır. "Bulundurma" kavramı, yasak eşyanın kişinin üzerinde veya hâkimiyet alanında tutulması anlamına gelir. Ancak bulundurmanın kabul edilebilmesi için kişinin yasak eşyayı makul bir süre boyunca üzerinde veya hâkimiyet alanında tutması gerekmektedir.

Suçun işlenmesi için doğrudan kasıt gerekmektedir. Yasak eşyayı infaz kurumuna veya tutukevine sokan veya bulunduran kişinin, eşyanın infaz kurumuna veya tutukevine sokulmasının yasaklandığını bilmesi ve bunu kasıtlı olarak gerçekleştirmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, suçun oluşabilmesi için failin kasten hareket etmesi gerekmektedir.

Suçun işlenmesi durumunda, ceza infaz kurumu veya tutukevine yasak eşya sokma suçlarının tutuklu veya hükümlülerin muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi, nitelikli bir unsur olarak kabul edilir. 

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 297. Maddesine göre suçun cezası:

  • İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş̧ yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç̧ oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.

a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi,
b) Her türlü̈ saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi,
c) Alkol içeren her türlü içeceği,
d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeyi,
e) 188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları, 

f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar hariç̧, mahkemelerce yasaklanmış̧ veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşme araçlarını, yetkili makamlarca izin verilenler hariç̧, ses ve görüntü̈ almaya yarayan araçları ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

  • Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
  • Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü̈ veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunun Para Cezasına Çevrilmesi

Adli para cezası, mahkeme tarafından, failin bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Adli para cezasına çevirme yalnızca kısa süreli hapis cezalarında uygulama alanı bulabilecektir. Hükmedilen hapis cezasının para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın 1 yıl veya daha altında bir hapis cezası olması gereklidir. Adli para cezası tek başına veyahut hapis cezası ile birlikte uygulanan bir yaptırım türüdür. İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu adli para cezasına çevrilebilecektir.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu Zamanaşımı

Zamanaşımı, suçun işlenmesinden itibaren dava açılmamış olması durumunda veya dava açılmışsa da süresi içinde sonuçlandırılmamış olması durumunda davanın düşmesine sebep olacak hukuk süresi içinde sonuçlandırılmamış olması durumunda davanın düşmesine sebep olacak hukuk terimidir. İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu için yapılan yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
Dava zamanaşımı suçun üzerinden belirli bir süre geçmekle dava açılmamışsa veya açılmış olmakta birlikte davanın sonuçlandırılmaması durumunda davanın düşmesine yol açan ve soruşturma ve kovuşturma işlemlerine engel olan bir ceza hukuku müessesesidir. .

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının (HAGB) amacı kişileri ıslah etmektir. İki yıl veya altında olan hapis cezalarının varlığı halinde kişilere belirli bir denetim süresi verilir. Bu süre içerisinde failin kurallara uygun hareket etmesi sonucunda verilen hüküm hiçbir sonuç doğurmayarak ortadan kalkar ve adli sicil kaydında da görülmez. İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunda Etkin Pişmanlık

Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesi, infaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişileri cezalandıran bir hüküm içermektedir. Ancak, bu suçu işleyen kişilerin etkin pişmanlık göstermeleri halinde ceza indirimi hükümleri uygulanabilmektedir.

Etkin pişmanlık, suç işleyen kişinin işlediği fiilden dolayı sonradan pişmanlık duyması ve suç nedeniyle oluşan doğrudan maddi zararı varsa, zararı gidererek ceza indiriminden yararlanmasını sağlayan bir ceza hukuku kurumudur. İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçu işleyen bir hükümlü veya tutuklu, eşyayı kimden ve nasıl elde ettiği hakkında bilgi vererek etkin pişmanlık gösterebilir.

Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen ceza indirimi hükmüne göre, suçun konusunu oluşturan yasak eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bu eşyayı kimden ve hangi yöntemle elde ettiği konusunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu Şikayet Süresi

Türk Ceza Kanunu'nda yer alan suçlardan bazıları şikayete tabidir. Ancak infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu şikayete tabi değildir ve savcılık tarafından kendiliğinden soruşturma başlatılacaktır. Suçtan mağdur olan kişi, yargılama aşamasında şikayetçi olmadığını belirtse bile davaya veya failin cezasına bir etkisi olmayacaktır. 

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunda Şikayetten Vazgeçme

İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu, şikayete tabi olmayan suçlar arasındadır ve savcılık tarafından resen soruşturulur. Bu sebeple şikayetten vazgeçme herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır. Şikayetten vazgeçildiğinde dava düşmeyecek yargılama devam edecektir.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunda Uzlaşma

Türk hukuk sisteminde uzlaşma, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların mahkemeye gitmeden, arabuluculuk veya diğer yollarla çözülmesidir. Uzlaşma, genellikle tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleşir ve hukuki bir bağlayıcılığı vardır. Uzlaşma, tarafların uzun süreli bir hukuk mücadelesinden kaçınmasına yardımcı olur.  Ancak infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu, uzlaştırma kapsamına alınmayan suçlar arasındadır ve bu suç nedeniyle uzlaşma yapılamaz.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunda Teşebbüs

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise faaliyeti teşebbüs aşamasında kalmış olur. Suç tamamen yararın sağlanmasıyla tamamlandığından, failin elinde olmayan nedenlerden dolayı tamamlanamaması durumunda teşebbüs söz konusu olur. Bu suça teşebbüs mümkündür.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunda İştirak

İştirak, bir suçun işlenmesine katılan birden fazla kişinin bulunması durumunda söz konusu olur. İştirak, suçun işleniş şekline göre azmettiren, yardım eden, dolaylı fail veya müşterek fail şeklinde olabilir. Cezai sorumluluk, somut olayın özelliklerine göre iştirakin türüne göre belirlenir. 

Suça iştirak, 5237 sayılı TCK’nın 37’nci maddesinde “Faillik”, 38’inci maddesinde “Azmettirme”, 39’uncu maddesinde “Yardım etme” ve 40’ıncı maddesinde “Bağlılık kuralı” başlığı altında düzenlenmiştir.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunda Görevli Mahkeme

İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu için yargılama yapmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

Sık Sorulan Sorular

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu Nedir?

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak Suçu, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen bir suçtur. Bu suç, infaz kurumlarına veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişileri cezalandırmayı amaçlar. Yasak eşyaların infaz kurumuna veya tutukevine sokulması veya bulundurulması, kasıtlı hareket etme ve nitelikli hallerin varlığı bu suçun unsurlarıdır. Suçu işleyenler, ilgili hükümler doğrultusunda cezalandırılır.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu Zamanaşımı Kaç Yıl?

İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu için yapılan yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu Uzlaştırmaya Tabii mi?

Uzlaşma, tarafların uzun süreli bir hukuk mücadelesinden kaçınmasına yardımcı olur.  Ancak infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu, uzlaştırma kapsamına alınmayan suçlar arasındadır ve bu suç nedeniyle uzlaşma yapılamaz.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/13603 E. , 2018/9932 K.

Sanığın, suça konu uyuşturucu maddeyi, aynı cezaevinde kalan ve tanık sıfatıyla dinlenen … isimli hükümlüden temin ettiğini belirtmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 297/4. maddesinin tatbiki bakımından beyanının doğruluğu ve adı geçen hakkında açılmış bir soruşturma yada kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/21649 E. , 2018/13605 K.

Somut olayda sanıklar Gediz K1 Tipi Kapalı Cezaevinde bulundukları sırada sanık … tarafından cezaevine sokulduğu anlaşılan cep telefonu ile sanık …’in sadece 27.07.2007 tarihinde 10.38 ila 10.41 saatleri arasında üç kez, sanık …’ın ise gerek incelenen HTS kayıtları gerekse aksi ispatlanmayan savunmasında babası … ile bir kez görüşme yaptığının anlaşılması karşısında sanıkların telefonu kullandığı süre ve miktar itibari ile eylemlerinin haberleşme aracının tutuklu veya hükümlü tarafından cezaevinde bulundurulması olarak değerlendirilemeyeceği, belirtilen görüşmeler dışında telefonun sanıklar tarafından ceza infaz kurumunda bulundurulmaya devam edildiği yönünde delilde bulunmadığı anlaşıldığından unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyettlerine karar verilmesi,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Tarih:2014, 2006/4-202 E., 2006/196 K.

Somut olayda, sanığın hükümlü olarak kaldığı infaz kurumunda çamaşır mandalının telinden imal edip koğuşta bulundurduğu, uç kısmı 4 cm uzunluğunda olan, kalem içine monte edilmiş ve tığ olarak kullandığı belirtilen aletin, saldırı ve müdafaada kullanılmak üzere özel olarak hazırlanmış aletlerden olmadığı Yerel Mahkemece kabul edilmiş ise de, bu aletin mevcut durumu itibarıyla fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli nesnelerden olup olmadığı tam olarak ve denetlenebilir düzeyde açıklığa kavuşturulmamıştır.

Bu durumda soruşturma genişletilip, suça konu aletle ilgili olarak Adlî Tıp Kurumu’ndan rapor alınarak yargılama konusu aletin fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli nesne niteliği taşıyıp taşımadığının, 5237 TCY’nin 6. maddesindeki tanımlardan hareketle aynı Yasanın 297. maddesinin 1. fıkrasında ifade edilen silah niteliğine sahip olup olmadığının kuşkuyu ortadan kaldıracak biçimde saptanması ve bilahare yapılacak değerlendirme ile sanığın hukuki durumunun gerek suç tarihinde geçerli olan normlara ve gerekse hükümden sonra yürürlüğe giren ve kısmen lehte düzenlemeler de içeren 5237 sayılı Yasanın 297. maddesinin 1. ya da 2. fıkralarına uyup uymadığının denetlenebilir gerekçelerle belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/9620 E., 2020/14615 K.

Oluşa ve dosya kapsamına, göre; sanık …’ın azmettirmesi sonucu cezaevine sokmak çin diğer sanıklar tarafından cep telefonları temin edilerek kargo ile gönderildiği ancak X-Ray cihazında yapılan kontrolde yasak eşyaların ele geçirilmesi karşısında; TCK.nın 35. maddesi uyarınca eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeksizin sanıklar hakkında tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Şimdi ara