Güvenlik soruşturması, bir kişinin devletin gizliliği, güvenliği veya hassas görevleriyle ilgili bir pozisyonda çalışmaya uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan arka plan araştırmasıdır. Bu soruşturma, kişinin sabıka kaydı, istihbarat birimlerindeki kaydı, yabancı bağlantıları, mali durumu, yaşam tarzı gibi unsurları kapsar.
Kimler İçin Yapılır?
Güvenlik soruşturması genellikle şu kişiler için yapılır:
-Kamu kurum ve kuruluşlarında göreve başlayacak memurlar
-Askerî personel ve polis adayları
-İstihbarat birimlerinde çalışacak personel
-Kritik bilgi ve altyapılara erişimi olan kişiler
-Gizli bilgi ve belgelere erişimi olacak kamu görevlileri
-Adli ve idari yargı adayları
Güvenlik soruşturmasının temel yasal dayanakları:
-7315 Sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu
-657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu – Madde 48
Kamu görevine girişte güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması, bazı kadrolar için yasal bir şarttır. Özellikle devletin güvenliği, kamu düzeni veya gizlilik gerektiren görevlerde bulunacak kişiler için bu şart aranır.
Güvenlik Soruşturması Yapılan Kurum ve Pozisyonlar:
1. Askerî Kurumlar Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)
Milli Savunma Bakanlığı personeli
Askerî öğrenci adayları
2. Emniyet ve Kolluk Kuvvetleri
Polis ve polis adayları (POMEM, PMYO vb.)
Jandarma Genel Komutanlığı personeli
Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli
Bekçiler
3. İstihbarat ve Güvenlik Kurumları
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün istihbarat birimleri
Diğer devlet kurumlarının siber güvenlik, iç güvenlik ve dış güvenlik görevlerinde çalışanlar
4. Yargı ve Adalet Kurumu Görevleri
Hâkim ve savcı adayları
Adalet Bakanlığı ceza infaz kurumu personeli (infaz koruma memurları)
UYAP gibi adli sistemlere erişimi olan personel
5. Kamu Kurumlarında Gizli Bilgiye Erişimi Olanlar
Güvenlik soruşturmasında, kişinin adli sicil kaydı, milli güvenliği tehdit eden örgütlerle bağlantıları, mali durumu ve gelir kaynakları gibi birçok bilgi incelenir. Ayrıca, yabancı ülke bağlantıları, aile ve yakın çevresinin durumu, davranış ve yaşam tarzı gibi unsurlar da değerlendirilir. Kişinin daha önceki görevlerindeki disiplin durumu ve sorumluluk bilinci göz önünde bulundurulur. Bu bilgiler, Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatı ve ilgili diğer kurumlar tarafından toplanarak, kişinin kamu
görevine uygun olup olmadığı belirlenir.
Adli sicil kaydı kontrolü, kişinin sabıka ve mahkeme kayıtlarının incelenmesi işlemidir. Bu süreçte, kişinin işlediği suçlar, kesinleşmiş mahkeme kararları ve ceza durumu araştırılır. Arşiv kaydı kontrolü ise, kişinin kamu görevlerinden çıkarılma, disiplin cezası, güvenlik riski oluşturabilecek önceki davranışları gibi devlet arşivlerinde bulunan bilgilerinin incelenmesidir. Her iki kontrol, güvenlik soruşturmasının önemli bir parçasıdır ve kişinin kamu görevine uygunluğunu değerlendirmek için yapılır.
İstihbarat birimleri, güvenlik soruşturması kapsamında kişinin milli güvenliği tehdit eden faaliyetlerini detaylı şekilde inceler. Bu inceleme sırasında terör örgütleriyle bağlantıları, casusluk ve yabancı istihbarat servisleriyle ilişkileri, organize suçlarla bağlantıları ve devlet sırlarına zarar verebilecek faaliyetleri araştırılır. Ayrıca, kişinin yabancı ülkelerle olan şüpheli temasları ve kamu düzenini tehdit eden diğer davranışları da değerlendirilir. Bu bilgiler, devletin güvenliğini korumak ve kritik görevlerde
bulunacak kişilerin güvenilirliğini sağlamak amacıyla toplanır.
Güvenlik soruşturması kapsamında kişinin mali durumu, sosyal medya kullanımı ve çevresi de dikkatle incelenir. Mali durum araştırmasında, ani servet artışları veya kaynağı belirsiz gelirler değerlendirilir; bu tür durumlar yolsuzluk ve güvenlik riski oluşturabilir. Güvenlik soruşturması sosyal medya incelemesi ise kişinin paylaşımları, bağlantıları ve sosyal çevresi üzerinden devlet karşıtı faaliyetler veya güvenlik tehditleri açısından gözlemlenir. Çevre araştırması kapsamında ise kişinin aile üyeleri, yakın arkadaşları ve ilişkili olduğu gruplar araştırılır; özellikle bu çevrede terör, suç veya istihbarat riski olup olmadığına bakılır. Tüm bu incelemeler, kişinin kamu görevine uygunluğunu belirlemek için yapılır.

Güvenlik soruşturmasında kişinin telefon kayıtlarının içeriğine doğrudan erişim genellikle yapılmaz ve bu tür bilgilere erişim için mahkeme kararı gerekir. Ancak, telefon hattı bilgileri ve genel iletişim alışkanlıkları gibi bilgiler incelenebilir. Özel hayatın gizliliği yasalarla korunduğundan, güvenlik soruşturması telefon kayıtları için erişim sınırlı ve yasalara bağlıdır.
Güvenlik soruşturmasında telefon dinleme ve kayıt incelemesi kapsamında arama ve mesaj içeriklerine doğrudan erişim genellikle yapılmaz; WhatsApp yazışmaları, görüntülü arama kayıtları gibi kişisel verilerin korunması amacıyla telefon dinleme ve kayıt incelemesi için mahkeme kararı veya yetkili mercilerin izni gereklidir. Bu nedenle, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın güvenlik soruşturması kapsamında bu tür özel mesajlaşmaların incelenmesi yasaktır.
HTS kaydı nedir? HTS kayıtları (Haberleşme Trafik Servisi), bir kişinin telefon üzerinden gerçekleştirdiği arama, aranma, mesajlaşma ve baz istasyonu bilgileri gibi iletişim trafiğini içeren kayıtlardır. Bu kayıtlar, iletişimin içeriğini değil, sadece zaman, tarih, numaralar ve konum gibi teknik bilgileri gösterir.
Hayır, mahkeme kararı olmadan telefon dinlemesi veya iletişim kayıtlarının incelenmesi yapılamaz. Bu tür işlemler, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği ilkeleri gereği sıkı yasal denetime tabidir.
Güvenlik soruşturması sürecinde, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması anayasal güvence altındadır. Anayasa’nın 20. maddesi ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), bireylerin mahremiyetini korumayı amaçlar. Bu nedenle soruşturma kapsamında toplanan bilgiler, yalnızca kamu görevine uygunluk değerlendirmesi amacıyla ve sınırlı bir çerçevede kullanılabilir.
Güvenlik soruşturması, doğru şekilde ve yasal çerçevede yapıldığında kişisel hakları ihlal etmez. Ancak hukuka aykırı şekilde, orantısız veya amacı dışında kullanıldığında özel hayatın gizliliği ve kişisel hakların ihlali söz konusu olabilir.
Ne Zaman Hak İhlali Sayılır?
-Soruşturma kapsamında gerekli olmayan özel bilgilere erişilmesi
-Mahkeme kararı olmadan kişisel iletişim içeriklerinin incelenmesi
-Toplana bilgilerin amaca aykırı kullanılması veya üçüncü kişilerle paylaşılması
-Kişinin onuru, itibarı ya da özel hayatına zarar verecek şekilde bilgi toplanması durumunda, güvenlik soruşturması kişisel hak ihlali sayılabilir.
Güvenlik soruşturması kapsamında telefon kayıtlarının hukuka aykırı şekilde incelenmesi durumunda, bireyin bazı yasal hakları vardır. Bu tür bir ihlal, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkının çiğnenmesi anlamına gelir. Kişi, öncelikle Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (KVKK) şikâyet başvurusu yapabilir. Ayrıca, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunarak ilgililer hakkında cezai işlem başlatılmasını talep edebilir. Bu ihlal nedeniyle maddi ya da manevi zarar oluşmuşsa, idareye veya
ilgili kişilere karşı tazminat davası da açılabilir. Tüm bu yollar, hukuka aykırı veri erişiminden doğan hak kayıplarının giderilmesi için kullanılabilir.
KVKK Kapsamında Güvenlik Soruşturmasıyla İlgili Temel Haklar:
1. Bilgilendirilme Hakkı
Kişi, kişisel verilerinin kim tarafından, ne amaçla ve hangi hukuki gerekçeyle işlendiğini öğrenme hakkına sahiptir.
2. Erişim Hakkı
Verisi işlenen kişi, kendisi hakkında hangi bilgilerin toplandığını ve işlendiğini öğrenebilir.
3. Düzeltme ve Silme Talebi
Kişisel verilerde yanlışlık varsa düzeltilmesini, işlenme amacının ortadan kalktığı durumlarda silinmesini talep edebilir.
4. İtiraz Hakkı
Kişi, verilerinin hukuka aykırı işlendiğini düşünüyorsa buna itiraz edebilir ve şikâyette bulunabilir.
5. KVKK’ya Şikayet Başvurusu
Kişisel verilerin hukuka aykırı işlendiği kanaatindeyse, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na başvurarak inceleme yapılmasını talep edebilir.
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda olumsuz değerlendirme alan aday memurlar, bu duruma karşı hem idareye itiraz dilekçesi vererek hem de idare mahkemelerinde iptal davası açarak haklarını arayabilirler. Atamanın yapılmaması gibi sonuçlar doğuran bu tür idari işlemlere karşı, yargı yoluna başvurmanın yanı sıra, idari mercilere itiraz etme seçeneği de bulunmaktadır. Bu sayede adaylar, hukuki süreçleri kullanarak kararın yeniden değerlendirilmesini talep edebilir.
Olumsuz güvenlik soruşturması sonucuna itiraz süreci, idari ve yargısal yollarla yapılabilir. Kişinin güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması sonucu olumsuz gelirse ve bu nedenle kamu görevine ataması yapılmazsa, karara karşı hem idareye başvuru hem de dava açma hakkı vardır.
Güvenlik soruşturması sonucunda olumsuz bir karar verilmesi halinde, adaylar bu karara karşı idare mahkemesine iptal davası açma hakkına sahiptir. Bu süreçte, güvenlik soruşturması dava dilekçesi ile hukuka aykırı olduğunu düşündükleri karara itiraz edilir. Mahkeme, dava dilekçesi ve deliller doğrultusunda kararın usul ve esas yönünden incelenmesini yaparak, haksız veya dayanaksız bulunan olumsuz güvenlik soruşturması kararını iptal edebilir. Böylece adaylar, kamu görevine atanma engelini yasal yollardan kaldırma imkanı bulurlar.