Etiketler

Hakkımızda

Avukat Mehmet Genç

İstanbul Barosu'na kayıtlı olan Avukat Mehmet Genç, mezun olduğu tarihten bu yana avukatlık mesleğini aralıksız olarak sürdürmektedir. İstanbul Barosu bünyesinde kurduğu avukatlık bürosuyla Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Bilişim Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk alanında avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Devamını Oku
Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçu ve Cezası

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçu Nedir? (TCK 205)

Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu, genellikle kamu görevlilerinin yaptıkları resmi işlemleri veya belgeleri kasıtlı olarak yok etmeleri, değiştirmeleri veya gizlemeleri durumunda ortaya çıkan bir suçtur. Bu, resmi bir görevin yerine getirilmesine engel olmak veya yasadışı bir amacı gerçekleştirmek için kullanılabilecek belgeleri yok etmek veya değiştirmek gibi nedenlerle işlenebilir. Resmi bir belgenin içeriğinden yararlanılmasını engellemek amacıyla gerçekleştirilen belgeyi yok etme, bozma veya gizleme eylemi, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçu olarak bilinir ve Türk Ceza Kanunu'nun 205. maddesinde düzenlenmiştir.

Bu suç, sahtecilik suçları kategorisinde yer almakta ve üç ayrı seçenekli olarak işlenebilmektedir. Bu seçenekler şunlardır: Resmi belgeyi yok etme suçu, resmi belgeyi bozma suçu, resmi belgeyi gizleme suçu

Türk Ceza Kanunu'na göre, bu suçlar kamu güvenine karşı işlenen suçlar kategorisine girer ve herkes tarafından işlenebilir. Suçun cezası, suçun işlenme şekline ve ciddiyetine bağlı olarak değişebilir.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunun Unsurları

Resmi belgeyi yok etme, bozma ya da gizleme suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) md. 214'te düzenlenmiştir. Bu suç, kamu görevlisi tarafından düzenlenen bir yazılı belgenin yok edilmesi, bozulması ya da gizlenmesi durumunda işlenir. Suçun amacı, belgenin hukuki delil niteliğinin ortadan kaldırılmasıdır.

Ancak, resmi belge üzerinde tasarruf hakkı bulunan bir kişinin belgeyi yok etmesi, bozması ya da gizlemesi suç sayılmaz. Yani, belge sahibi kendisine ait belgeyi kullanma hakkına sahip olduğu için bu eylemleri gerçekleştirebilir. Ancak, başka bir kişinin belgesini yok etmek, bozmak veya gizlemek, suç teşkil eder.

Resmi belgeyi yok etme, bozma ya da gizleme suçu, başka bir suçla birlikte işlendiğinde, fail ayrıca cezalandırılmaz. Çünkü TCK md. 212'de bu suçun başka suçlarla birlikte işlendiğinde ayrıca cezalandırılacağına dair bir hüküm yer almaz. Bu nedenle, resmi evrakı gizleyerek dolandırıcılık suçu işleyen bir fail, sadece dolandırıcılık suçu nedeniyle cezalandırılır.

Resmi belge suçu, resmi evrakta sahtecilik suçu gibi farklı suçlarla karıştırılabilir. Ancak, resmi evrakta sahtecilik suçu, belgenin içeriği, değeri, belgelediği durum ve ispat gücünün ortadan kaldırılmasını amaçlar. Örneğin, başkasına ait bir nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştıran bir kişi, resmi evrakta sahtecilik suçu işlemiş olur.

Sonuç olarak, resmi belgeyi yok etme, bozma ya da gizleme suçu, hukuki delil niteliği taşıyan belgelerin korunmasını amaçlar. Bu suçun cezası, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak, suçun başka bir suçla birlikte işlenmesi durumunda, fail ayrıca cezalandırılmaz.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunun Cezası

Resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçunun cezası şöyledir:

  • Bir kişi gerçek bir resmi belgeyi bozarsa, yok ederse veya gizlerse, iki ila beş yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Eğer suç bir kamu görevlisi tarafından işlenirse, verilecek ceza yarı oranında arttırılır.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunda Cezayı Artıran Haller

Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu bakımından maddenin 1. Fıkrasının ikinci cümlesine göre,  “Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.” Bu durumda kamu görevlisinin resmi belgeyi bozması, yok etmesi veya gizlemesi halinde suçun nitelikli hali işlenmiş olacaktır.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunun Para Cezasına Çevrilmesi

Adli para cezası, mahkeme tarafından, failin bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Adli para cezasına çevirme yalnızca kısa süreli hapis cezalarında uygulama alanı bulabilecektir. Hükmedilen hapis cezasının para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın 1 yıl veya daha altında bir hapis cezası olması gereklidir. Adli para cezası tek başına veyahut hapis cezası ile birlikte uygulanan bir yaptırım türüdür. Resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçu nedeniyle verilen hapis cezası ceza miktarı adli para cezasına çevrilemez.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçu Zamanaşımı

Zamanaşımı, suçun işlenmesinden itibaren dava açılmamış olması durumunda veya dava açılmışsa da süresi içinde sonuçlandırılmamış olması durumunda davanın düşmesine sebep olacak hukuk terimidir. Resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçu yargılamalarında olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçu Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hüküm verilmesine rağmen hükmün belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması halinde, denetim süresi içinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen ve failin hiç ceza almamasına ya da aldığı cezada indirim yapılmasına yol açan düzenlemedir. Buna göre fail mağdura karşı yaratmış olduğu zarardan pişmanlık duyarak zararı gidermeye yönelik hareket ederse bu durumda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilecektir. Etkin pişmanlık her suç tipinde uygulanabilen bir düzenleme değildir. Yalnızca düzenleme bulunan suç tipleri için uygulamak mümkün olur.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçu Şikayet Süresi

Türk Ceza Kanunu'nda yer alan suçlardan bazıları şikayete tabidir. Ancak resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçu şikayete tabi değildir ve savcılık tarafından kendiliğinden soruşturma başlatılacaktır. Suçtan mağdur olan kişi, yargılama aşamasında şikayetçi olmadığını belirtse bile davaya veya failin cezasına bir etkisi olmayacaktır.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunda Şikayeten Vazgeçme

Resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçu, TCK'da şikayete tabi suçlar kapsamında yer almamaktadır. Dolayısıyla, suçun işlenmesi durumunda savcılık tarafından resen soruşturma yapılır ve mahkeme tarafından resen kovuşturma yapılır. Bu sebeple mağdurun veya müştekinin şikayetten vazgeçmesi halinde dava düşmeyecektir. Mahkeme, delillerin değerlendirilmesi sonucunda failin suçu işlediği kanaatine varırsa, cezalandırma kararı verebilir.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma fail ile mağdur arasında bir uzlaşmacı aracılığı ile iletişim kurulması sağlanarak uyuşmazlığın giderilmesi yoludur. Uzlaşma kapsamında olan suçlar sayılıdır. Resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunda Teşebbüs

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise faaliyeti teşebbüs aşamasında kalmış olur. Suçun gerçekleşmesi için failin resmi belgeyi yok etmiş, bozmuş veya gizlemiş olması gerekmektedir. Ancak, fail belgeyi yok edemeden veya bozamadan engel bir sebebin ortaya çıkması halinde suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilir. Yargıtay, yırtılmış olan belgenin sonradan yapıştırılarak bir araya getirilmesi halinde de suçun teşebbüs aşamasında kaldığını kabul etmektedir. Öte yandan, suç resmi belgenin gizlenmesi şeklinde gerçekleşmişse ve gizlenen belge aramalar sonucu bulunursa, artık suç tamamlanmış sayılır ve teşebbüs aşamasında kalmış sayılmaz.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunda İştirak

Suça iştirak, bir suç işleme kararının icrası esnasında birden fazla kişi ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesidir. 

Bu suçla ilgili olarak iştirake ilişkin genel hükümler uygulanacaktır.  Bu noktada, Türk Ceza Kanununun 37, 38 ve 39. maddelerinde düzenlenen iştirak hükümlerinin bu suç bakımından uygulanması mümkündür.

Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçunda Görevli Mahkeme

Resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçu için yargılama yapmaya görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

Sık Sorulan Sorular

Resmi Belgeyi Bozmak Ne Demek?

El ile veya elektronik ortamda tutulan herhangi bir resmi belgenin içeriğini anlaşılmaz hale getirerek belgeden faydalanma imkanını ortadan kaldırmak, resmi belgeyi bozmak suçunu oluşturur. Bu suçun işlenmesi, belgenin fiziksel varlığına dokunulmasını gerektirmez; sadece belgenin içeriği değiştirilerek delil değeri bozulur.

Resmi belgeyi Yok Etme Suçu Şikayete Tabi Mi?

Resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçu şikayete tabi değildir ve savcılık tarafından kendiliğinden soruşturma başlatılacaktır. Suçtan mağdur olan kişi, yargılama aşamasında şikayetçi olmadığını belirtse bile davaya veya failin cezasına bir etkisi olmayacaktır.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Nedir?

Resmî belgelerin sahte olarak düzenlenmesi veya gerçek belgelerin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi, hukuk sistemimiz açısından oldukça ciddi suçlardır. Bu tür davranışlar, TCK'nın 204. maddesinde düzenlenmiş ve suçun niteliğine göre iki ila beş yıl arasında değişen hapis cezaları öngörülmüştür. Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca, resmî bir belgenin sahte olarak düzenlenmesi veya sahte resmî belgenin kullanılması durumunda da aynı cezalar uygulanır. Bu suçlara karışan kişiler, hukuki yaptırımların yanı sıra itibar kaybı ve toplumsal baskı gibi sonuçlarla da karşı karşıya kalabilirler.

Hangi Belgeler Resmi Belgedir?

Resmi belge, kamu kurum ve kuruluşlarının aralarında veya gerçek-tüzel kişilerle iletişim kurarken kullandığı standart ve özel içeriği olan belgelerdir. Bu belgelerin oluşturulması, gönderilmesi ve saklanması belirli yasalara ve kurallara tabidir. Resmi belgeler, sağlaması ve güvenliği gerektiren hassas bilgileri içerebilir ve bu nedenle güvenliği sağlamak ve gizliliği korumak önemlidir.

Resmi belgeyi Yok Etme Suçu Uzlaşmaya Tabi Mi?

Resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Karar: 2013/8474

5237 sayılı TCK’nun 205. maddesinde düzenlenen “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun, hak sahibinin o belgelerden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması, bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacağı, sanığın, kardeşi olan H. adına düzenlenmiş gerçek nüfus cüzdanında ve yeşil kart, R. G. adına düzenlenmiş sürücü belgesi üzerindeki fotoğrafları çıkartıp kendi fotoğrafını yapıştırmak, R.’a ait gözüken nüfus cüzdanındaki resmi ise değiştiremeden yakalandığı olayda, bir hakkın kullanımının engellenmediği gibi suçun konusunu oluşturan ve fotoğraf değişikliği yoluyla sahteleştirilen belgelerin hak sahiplerince talep halinde her zaman yenisi düzenlenebileceği cihetle, suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Karar: 2013/8474)

Yargıtay 11. Ceza Dairesi Esas: 2017/4894 Karar: 2017/8843 

5327 sayılı TCK’nın 205. maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilerek ondan faydalanma olanağının engellenmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek hak sahibinin ondan yararlanmasının engellenmesi gerekmektedir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. 

Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Somut olayda; a)Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/172 Esas sayılı dosyasına ait duruşma davetiyesinin sanığa tebliğ amaçlı verilen tebliğ alındısı olduğu, söz konusu tebligatın 21.01.2009 tarihinde resmi posta ile kurum evrak kayıt servisine intikal ederek sanığa havale edilip imza karşılığı 22.01.2009 tarihinde sanık tarafından zimmetle evrakın teslim alındığı, tebliğ alındısının bir örneğinin dava dosyasına iade edilmesi nedeniyle belgenin hukuki sonuç doğurduğunun anlaşılması karşısında; sanığın elinde bulunan tebligatın muhatapta kalan kısmının suç oluşturmayacağı gözetilerek bu fiilden dolayı beraat kararı verilmesi gerekirken zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi, 

b) Sanığın, kendisine tevdi edilen resmi niteliği haiz evrakın havale bölümünü ve sözleşmeli avukatlara teslim edilen dava dosyalarına ilişkin tutanak ve çizelgeleri yırttığı iddia ve kabul edilmiş ise de; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, suça konu belgelerin asıllarının katılan kurumda veya elektronik ortamda mevcut olup olmadığı tespit edilip, belge asıllarının mevcudiyeti halinde eylemin suç oluşturmayacağı, mevcut olmaması halinde ise elde bulunan parçaların bir araya getirilmesi halinde teşebbüs aşamasında kalıp kalmayacağının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA”

Yargıtay 11. Ceza Dairesi Esas: 2023/83 Karar: 2023/5186 

Müdürü olarak görev yapan sanığın, … ve … isimli öğrencinin velisi olan …’a ait dilekçeleri, okulun gelen evrak kayıt defterinde tahrifat yapmak suretiyle geçmiş tarihli olarak kaydettiği ve bu şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; suça konu gelen evrak kayıt defteri aslı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, 147. sayfanın 271. sırasında bulunan …’e ait gerçek kaydın altına, yalnızca “…” isminin yazıldığı, önceki kaydın silinmediği ve başkaca herhangi bir tahrifat da yapılmadığından, sahteciliğe konu bir belge oluşturulmadığı, 126. sayfanın 131. sırasında bulunan kaydın ise …’e ait olmasına karşın, üzerinin daksillenerek …’nın isminin yazıldığı, ancak yapılan bu tahrifatın ilk bakışta kolaylıkla fark edildiği, mevcut haliyle aldatma niteliğinin bulunmadığı ve gerçek kaydın kime ait olduğu da tespit edildiğinden; sanığın eyleminin TCK’nin 205. maddesinde düzenlenen “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçuna vücut vereceği ve bu suçun da teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA”

Şimdi ara