Diğer Makaleler
Uzlaşmaya Tabi Suçlar Nelerdir?
Kayıt Tarihi: 26 Ekim 2026 09:56

Uzlaşmaya tabi suçlar şikâyete bağlı olanlar ve ayrıca kanunda belirlenen bazı suçlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yazımızda uzlaşmanın hukuki olarak ne anlama geldiğinden, uzlaşmaya tabi olan veya olmayan suçlardan, hangi suçların ve nasıl uzlaşmaya tabi olduğundan, uzlaşma sürecinin nasıl işlendiğinden, uzlaşmanın sağlanması veya sağlanmaması hallerinden ayrıca merak edilen ve sıkça sorulan sorulardan kanunlar ışığında bahsedeceğiz.

Uzlaşma Nedir?

Hukukta uzlaşma karşımıza sıkça çıkacak bir olgudur. Yaşanılan olayda varsa haksız fiilin veya suçtan mağdur olan ile bu fiili işleyen kişi arasında, devletin atadığı uzlaştırmacı ile birlikte mahkeme öncesinde taraflar arasında anlaşmayı sağlayarak mahkeme olmadan daha kısa ve uyuşmazlık için çözüm getirmeye çalışan yöntemdir.

CMK’ya Göre Uzlaşmaya Tabi Suçlar

CMK m.253 gereğince şikâyete bağlı suçlar ve kanunda özellikle belirli bazı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilir. Kural olarak şikâyete bağlı suçların çoğunluk kısmında uzlaşmaya başvurulabilir. Bazı suçlarda ise CMK m.253/b’ de verilen TCK’da geçen şikâyete bağlılığına bakmaya gerek olmadan uzlaşma yönteminden yararlanabileceğimiz suçlar yer alır.

Uzlaşmaya Tabi Olmayan Suçlar

Suçun şikâyete bağlı olup olmaması ve ayrıca ağırlığına göre bazı suçların uzlaştırma yöntemi alanına girip girmemesi açısından büyük önem taşır. CMK m.253/3’ te açıkça görebileceğimiz gibi bazı suçların ağırlığı bakımından şikâyete bağlı olup olmaması önemli değil yapılan suçun verdiği zarar karşı tarafa etkisi yani suçun ağırlığı bakımından ele alınmıştır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip suçu, hakaret suçu (tabii burada hakaretin boyutuna göre basit hakaretlerin hepsi olmayabilir), kamu tüzel kişileri, birlikte işlenen suçlar gibi suçların ağırlığına ve suçlarına göre uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı suç tipleri vardır.

Hangi Suçlar Uzlaşmaya Tabidir?

Bu suçlar kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığı ihlali, iş ve çalışma hürriyeti ihlali, hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, suç eşyası satın alma veya kabul etme, çocuğun kaçırılması ve alıkoyulması ve Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması olarak kanunda açıkça verilmiştir. Buradan çıkaracağımız sonuç ise uzlaşma yönteminin hangi suçlara tabi olacağını kanunlarda açıkça görmek mümkündür.

Hakaret Suçu

Hakaret suçu TCK m.125-131 arasında yer almış kişi veya kişilerin başka bir kimse veya kimselere karşı onur, şeref ve benzeri duygu ve saygınlığını rencide etmeye yönelik sözlü veya bedensel davranış suçudur. Bu suçu işleyen kişinin üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacağını kanun açıkça belirmiştir. Ayrıca hükmün sonrasında verdiği mağdurun fiili em az üç kişiyle ihtilat etmesi gerekmesi de kişileri korumak için getirilmiştir. Söz ettiğimiz TCK m.125’ in devamında ise suçun nitelikli hallerinden bahsetmiştir.

Nitelikli Hakaret Suçu

Hakaret suçunda bahse konu geçen hakaret suçları ise kamu görevlisine karşı görevi itibariyle işlenmesi kaldı ki bu suçta savcının dosyayı resen açabileceğini bilmek gerekir, kişilerin inanç, düşünce ve kutsal değerlerine yapılan hakaretler, hakaretin alenen yapılması, sağlık personellerinin görevleri için yapılan hakaret suçları yer alır ve belirttiğimiz maddede ayrıca bu suçların ceza oranından bahsedilir.

Tehdit Suçu

Tehdit suçu her ne kadar hakaret suçu ile karıştırılabilinir bir suç olsa dahi iki suç birbirinden farklı birer suç tipi olup TCK’ da bu suçların ayrı ayrı hükümleriyle incelendiğini görmekteyiz. Hakaret suçu kişinin onur ve şerefine sövme gibi eylemlerle gerçekleşirken tehdit suçu bir kişinin başka bir kimsenin canına veya yakının canına, malına, vücut bütünlüğüne veya cinsel dokunulmazlığına yapacağı zedelenmeye yönelik söylemi ile korkutmadır. Bu suç tipinde de göreceğimiz basit ve nitelikli haller yer almaktadır. TCK m. 106 uyarınca bu hallerden söz edilmiştir. Bu suç tipinin basit olması halinde uzlaşma yönteminden yararlanmak mümkündür.

Mala Zarar Verme Suçu

Yalnızca hukuk ile ilgili alanlarda çalışan, meslek edinen kişilerin değil günlük hayatta da insanların karşısına çıkabilecek suç tipidir. Bu tip suçların alık öfke ile veya farklı amaçlarla bilerek veya bilmeyerek işleneceği davalara sıkça rastlamak mümkündür. Kişinin kendisine ait olmayan taşınır veya taşınmaz bir malı herhangi bir yolla zarar vermesi veya kullanılmayacak hale getirmesi suçudur. Bu suçun basit halinden dolayı suçu işleyen kişi hakkında 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası veya adli para ceza hükmü uygulanabilir fakat ikisi aynı anda verilemez sadece bir ceza tipine hükmolunur. Nitelikli mala zarar verme suçu ise TCK m.151 gereğince kamu malı, dikili ağaç içme suyu tesisatlarına siyasi parti binalarına ve kamu görevlerinden öç almak amacıyla işlenirse ortaya çıkar. Yine bu suçun basit hali şikâyete tabi olduğundan uzlaşma yoluna gitmek mümkün olacaktır.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu

Bu suç suçlunun mağdur tarafın huzurunu bozacak şekilde ısrarla rahatsız etmesi durumudur. TCK m.123’ te yer verilen bu suç tipinin neler olduğu cezaları ve şartları yer almaktadır. Şikâyete bağlı bir suçtur ve uzlaşma yöntemine gidilebilmesi CMK kanunu kapsamında yer alan bir suç tipidir.

Dolandırıcılık Suçu

Dolandırıcılık suçu bir kişiyi aldatma yolu ile kandırarak başkasına veya mağdura zarar getirerek kendisine haksız yarar sağlayacağı fiil olarak karşımıza çıkar. Bu suç tipinin basit halini TCK m.157 ve nitelikli hallerini TCK m.158’ de görebiliriz. Bu suç şikâyete tabi olmadığı gibi basit hallerinde uzlaşmaya gidilerek davayı düşürmek mümkün olacaktır.

İftira Suçu

İftira suçu işleyen kişi, mağdurun hukuka aykırı bir fiili veya suçu gerçekleştirmediğini bilmesine rağmen hakkında soruşturma başlatılması için ya da idari yaptırım ile karşı karşıya bırakılmak istemiyle yetkili makama bildirmesi ya da durumu aleni hale getirecek şekilde bilgi paylaşmasıdır. İftira suçunda uzlaşma yönteminden yararlanmak mümkün olmayacaktır. Bu suç ülkenin adalet kolunu aldatmaya yönelik fiil gerçekleştirdiği için şikâyete bağlı bir suç teşkil etmeyip resen soruşturacaktır.

Uzlaşma Süreci Nasıl İlerler?

Uzlaşma sürecini savcılık veya mahkeme aşamasında görebiliriz. Dosyanın uzlaştırma için uygun olup olmadığı tespit için savcılık veya mahkemeye değerlendirmesi gereklidir. Dosyanın uygun bulunması halinde Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığına bağlı olan uzlaştırmacıdan yararlanılır. Mağdur ile şüpheliye bilgilendirme yapılır. Taraflar arasında görüşme ve müzakere aşaması başlar. Amaç karşılıklı bir çözüme gitmektir.

Uzlaşma Sağlanırsa veya Sağlanmazsa Ne Olur?

Uzlaşma sağlanması halinde uzlaşma belgesi düzenlenir. Bu belgeyi iki tarafta imzalar ve belge mahkeme kararı gibi bağlayıcı nitelik taşır bununla birlikte dosyaya uzlaşma sağlanmıştır notu düşülerek kapatılır.

Uzlaşma sağlanılmaması halinde dosyanın savcılık veya mahkemeye tekrar gönderilmesi ile dava kaldığı yerden yargıya devam etmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uzlaşma Teklifi Reddedilirse Ne Olur?

Uzlaşma teklifinin reddedilmesi halinde davanın düşmesi veya kapanması söz konusu değildir. Bu halde dava devam eder ve soruşturma süreci tekrardan başlatılır. Fakat uzlaşma teklifini reddeden taraf teklifi reddetmesi nedeniyle yargılanamaz veya aleyhine işlem olmaz ayrıca bu nedenden ceza artmaz veya olumsuz karine görülmez yalnızca teklif reddedilir ve dava kaldığı yerden devam eder.

Uzlaşmada Tazminat Ödenir mi?

Uzlaşma sürecinde tazminat ödenmesi görülebilir. Uzlaşma mağdur kişinin zarar görme halini tarafların ortak bir noktada birleşerek giderilmeye çalışması yöntemidir. Bu yöntemde maddi veya manevi tazminat yolu ile kişilerin belli bir nakitte anlaşıp zarar gören tarafın tamamen veya kısmen zararın karşılanmasıdır. Sonuç olarak uzlaşmada tazminat ödemesi görmek şaşırtıcı olmayacaktır.

Uzlaşma Adli Sicil Kaydına İşler mi?

Uzlaşma yöntemi adli sicil kaydına geçmeyecektir çünkü bu yöntem sonucunda mahkûmiyet hükmü yoktur ve uzlaşmanın sonuçlanmaması davanın kapanması değil aslında devam etmesi anlamına geleceğinden henüz karar verilmiş bir hüküm bulunmadığı takdirde adli sicile etki etmeyecektir. Uzlaşmada soruşturma aşamasında anlaşma sağlanması halinde ise kovuşturma aşamasına gerek olmadığı kararı çıkacağı için kamu davasının düşmesi söz konusu olacaktır. Bu kararlar da adli sicil kaydına işlem olmayacaktır.

Yazan: Ecenur Baysal

Hakkımızda

Avukat Mehmet Genç

Yazar & Hukuki Danışman

İstanbul Barosu'na kayıtlı olan Avukat Mehmet Genç, mezun olduğu tarihten bu yana avukatlık mesleğini aralıksız olarak sürdürmektedir. İstanbul Barosu bünyesinde kurduğu avukatlık bürosuyla Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Bilişim Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk alanında avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Avukat Mehmet Genç Hakkında
Şimdi ara