Gerekçeli karar özetle mahkemelerin dava sonuçlandığında kararı verirken hangi kanunlara, hukuki sebeplere, kanunda öngörülen delillere ve kanaatlere dayandıklarını açıkça belirttikleri yazılı belgedir.
Bu yazımızda gerekçeli kararın ne olduğuna, ne zaman açıklandığına, itiraz hakkının bulunup bulunmadığına dair en güncel ve hukuki bilgileri sizinle paylaşacağız.
Gerekçeli karar, mahkemelerde ve dava dosyalarında bolca geçen bir ifadedir. Fakat gerekçeli kararın ne anlama geldiğini tam olarak anlamak gerekmektedir. Hukuki anlamı çok değerli olan bu unsur mahkeme kararının bütün olgularıyla birlikte kesinleşmiş olduğudur. Mahkeme gerekçeli kararı verirken kararın detayları ile kesinleşmiş bir biçimde verilmiş olmasıdır. Gerekçeli karar, mahkememin verilen kararı hukuki dayanak ve mantık çerçevesi içerisinde neden verildiğine dair ayrıntılı bir şekilde açıkladığı yazılı belgedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anlayası madde141/3 ‘te belirtildiği gibi mahkeme kararları gerekçeli olarak yazılmak zorundadır. Çünkü mahkeme verilen kararın gerekçelerini yazılı bir şekilde anlatmak ile adil yargılanma hakkını koruyarak, taraflara ve ilgili kişilere kararın ayrıntılı nedenlerini ve hukuki dayanaklarını sunmuş olup ayrıca bu kararlarla yargı denetiminde kolaylık sağlamış olmaktadır.
Gerekçeli karar yazıldı kelimesini ülkemizde kullanılan en önemli sistemlerden biri olan UYAP ’ta karşılaşacağımız ibarelerden biridir. Bu kelime başlangıçta kafa karışıklığına yol açabilecek olsa dahi anlamı gayet basittir. ‘Gerekçeli karar yazıldı’ ifadesi kararın yazıldığı ve mahkemenin sürecinin tamamlandığı anlamına gelmektedir. Kararın yazılması ile PTT ile tebliğ edilir. Bu ifade mahkemenin karara vardığı, bu kararın hangi hukuki dayanağa göre yapıldığı ve bu sonuca nasıl varıldığının yazıla döküldüğü anlamına gelir.
Gerekçeli kararın ne zaman çıktığına dair net bir zaman dilimi söylemek mümkün değildir çünkü kural olarak davanın tamamlandığında karar yazısının da çıkarılması gerekse de bazı davaların konusu, mahkeme sürecinin uzunluğu ve davanın kapsamlı olması nedeniyle bazı zamanlarda mahkeme yoğunluğundan dolayı kararın yazılmasında gecikme görülebilir. Mahkemelerin bazı zamanlarda birkaç gün veya bir süre sonra gerekçeli kararı çıkarttığını görmek mümkündür. Fakat kural olarak dava tamamlandığında gerekçeli kararın yazılması gerekir. Ayrıca mahkemelerin gerekçeli kararı en geç yazabileceği süreler kanunlarda açıkça belirtilmiştir.
Gerekçeli kararın en geç ne kadar sürede çıkabileceği yukarıda hangi kanun ve hangi mahkeme için verildiğini örneklerle sunulmuştur. Bu süreler yine adil yargılanma hakkının önemini ortaya koymaktadır. Bu sürelerin geçmesi ile HSK’ ya şikayet dilekçesi oluşturulabilinir fakat mahkemelerin iş yoğunluğu nedeniyle çözüm olarak mahkeme kalemiyle iletişime geçmek daha yapıcı ve işinizin daha kısa sürede yapılması için bir yol olacaktır.
Gerekçeli kararın yazılmasının mahkemenin tamamlandığı anlamına geldiğini belirtmiştik bunun sonucunda tarafların kararın niteliğine göre itiraz, istinaf veya temyiz yoluna başvurması söz konusudur. Mahkeme sonucunda verilen yollara gidilmek istenmiyorsa bu yolların süreleri sona erdikten sonra kesinleştirme talebinde bulunulabilir.
Gerekçeli kararın kesinleşmesi için taraflara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekmektedir. Kararın tebliğ usulüne uygun veya taraflara tebliğ edilmemiş olması durumunda gerekçeli karar kesinleşmiş olmaz. Mahkemenin gerekçeli kararı çıkardıktan sonra tebliğ gerçekleşmiş ise bu süreyi takiben hukuk davalarında 2 hafta, ceza davalarında 7 gün içerisinde başvuru yapılması gerekmektedir. Taraflar verilen sürelerde itirazı gerçekleştirmez veya itiraz etmekten vazgeçerlerse karar kesinleşmiş olur.
Karara itiraz edilmesi halinde kararın yeniden incelenmesi için üst mahkemeye gidecektir.
Bölge mahkemesinin kararı ardından bir kez daha itiraz edilebilir. İtiraz aşamalarında karar kesinleşmemiş olup, Bölge Mahkemesinin kararına itiraz sonucu Yargıtaya gönderilir. Yargıtayın kararı ile gerekçeli karar kesinleşmiş olur.
Gerekçeli kararın tebliğ edilmemesi halinde bazı sonuçlar ortaya çıkacaktır. Gerekçeli kararın tebliğ edilmemesi ile birlikte karar kesinleşmiycektir. Bu nedenden dolayı yukarıda bahsettiğimiz süreler de başlamayacaktır. Karar kesinleşmediği için itiraz veya istinaf gibi kanun yollarına da gidilemiyecektir. Tebliğ edilemeyen veya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen gerekçeli kararlar da süre sorunu ve verilen infazın durdurulması istemiyle karşılaşmak mümkündür.
Gerekçeli karar boşanma davalarında büyük önem taşır. Boşanma davalarında taraflar boşanma kararının verilmesinden sonra davanın bittiğini sanmaktadır fakat gerekçeli karar aşaması bu davalar için kritik bir noktadadır. Çünkü gerekçeli karar çıkmadan kararın kesinleşmeyeceğini dile getirmiştik. Gerekçeli kararın çıkmasının davanın tamamlanması anlamına geldiğini de dile getirmiştik. Bu durum gerekçeli karar çıkmadan davanın sonuçlanmadığı ve sürecin tamamen bitmediği anlamına gelmektedir. Özellikle çekişmeli boşanma davalarında, gerekçeli kararın çıkmasının önemini nafaka miktarı, velayet vb. sonuçlar için beklenmelidir. Gerekçeli karar çıkmadan dava teknik olarak açık olma niteliği taşır. Bunun sonucunda hukuken evli sayılırsınız. Yeni bir evlilik ve yeni nüfus cüzdanı için gerekçeli kararın çıkmasını beklemek gerekmekteir.
Bu durumda gerekçeli karardan sonra size verilecek olan bazı haklarınızdan yararlanamazsınız. İtiraz süresinin kaçması il birlikte üst mahkemeye başvuru hakkınız yitirmiş olursunuz. Davanın aleyhine sonuç çıkmış davalı için karşına itiraz süresini kaçırdığından dolayı alacak , tazminat veya tahliye gibi davalarda hakkında icra takibi görmesi mümkündür.
Özellikle çekişmeli davalarda sıkça rastlanan boşanmadan önce çocuğun velayeti konusunda, boşanma davasının devam ederken çocuğun velayetini Hakimin çocuğun üstün yararını gözeterek geçici velayet kararı vermesi görülür. Bununla birlikte gerekçeli karardan önce
geçici velayet, geçici nafaka, çocukla ilişki kurma gibi konuları da gerekçeli karardan önce görmekteyiz. Gerekçeli karardan önce çocuğun bakım ve kimde kalacağı vb konular hakimin verdiği geçici tedbir kararına bağlıdır.
Gerekçeli karar demek kararın hukuki dayanağı olması demektir. Sonuç olarak gerekçesiz karar bir gerekçeye yani hukuki ve mantıksal dayanaksız bir karar olacağı için hukuk devleti ilkesi gereği hukuki geçerliliği olmayan bir karar olacaktır. TCK 141. Gereğince hakimlerin gerekçeli karar yazması zorunluluktur.
Gerekçeli kararı öğrenmek için UYAP Bilişim Sistemi üzerinden veya e-devlet yolu ile giriş yapıp Dosya Sorgulama menüsünden dava listesine tıklayarak ve ilgili bilgileri doldurarak dosya bulunup evrak inceleme sekmesinden kararı çıkmış veya kapalı durumlardaki dosya detaylarına girilir evrak sekmesinden PDF dosyası ile birlikte kullandığınız elektronik cihazınıza indirerek görüntülemek mümkündür.
Kısa karar mahkemenin sonucunu hakimin gerekçe göstermeden sonuçlandırması olarak niteleyebiliriz. Kısa karar son duruşmada hakimin sonuç verip tefhim yapılır, tutanağa yazılır ve salondaki kişilere okunur fakat gerekçeli kararın aksine kısa kararda hakim gerekçe belirtmek zorunda değildir. Kısa karar önemsiz değildir hakim kararı açıklayıp davadan el çekmesi durumunda bu karardan vazgeçemez. Kısa karar mahkeme hükmü niteliği taşımazken gerekçeli karar ilam niteliği taşır. Kısa karar davanı kabulü, reddi veya kısmi kabulü gibi sonuç kısmında yer alır fakat gerekçeli karar sonucu gerekçeleri ile birlikte detaylı olarak açıklandırır.
Yazan: Ecenur Baysal
İstanbul Barosu'na kayıtlı olan Avukat Mehmet Genç, mezun olduğu tarihten bu yana avukatlık mesleğini aralıksız olarak sürdürmektedir. İstanbul Barosu bünyesinde kurduğu avukatlık bürosuyla Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Bilişim Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk alanında avukatlık faaliyeti göstermektedir.
Avukat Mehmet Genç Hakkında